Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosya davalıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl ve birleşen dava, nitelikli satım sözleşmesinden kaynaklanmış olup davacı alıcılar ayıplı ve eksik teslim nedeni ile uğradıkları zararın tespiti ile tahsilini asıl davada satıcı şirket temsilcisi, birleşen davada ise satıcı şirketten talep etmiş, mahkemece ıslah dikkate alınarak da tahsilde dikkate alınarak tekerrür oluşmamak üzere asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davalılar vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

1-Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Taraf sıfatının bu anlamda önemli özelliği ise def'i değil itiraz niteliğinde olması nedeniyle taraflarca süreye ve davanın aşamasına bakılmaksızın her zaman ileri sürülebileceği ve taraflar ileri sürmemiş olsalar bile mahkemece re'sen nazara alınmasıdır.

Usul hukukuna ilişkin yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildirilecek

olursak asıl davaya yönelik olarak davalı ... husumet itirazında bulunmuştur. Davacıların savunmanın aksine, asıl dosya davalısının sözleşmenin tarafı ya da birleşen dosya davalısı yüklenici satıcının müşterek borçlusu, müteselsil kefili ya da garanti edeni olduğunu kanıtlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda asıl dosya davalısının birleşen dosya davalısı ile birlikte sorumluluğu olmadığı ve taraf sıfatı bulunmadığından açılan davanın taraf sıfatı yokluğundan reddi gerekirken resen gözetilmesi gereken pasif dava ehliyetinin varlığı gözden kaçırılarak asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.

Birleşen dosya davalısı ... İnş. Dek. Ak. Ot. Turz. Fay. Dan. San ve Tic. Ltd. Şirketi'nin temyiz itirazlarına gelince;

2-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre birleşen dosya davalısı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

3-Birleşen dava 4.000,00 TL asıl alacak üzerinden açılmış, asıl davada talep ıslah ile arttırılmasına rağmen birleşen davada usulüne uygun ıslah yapılarak talep edilen miktar arttırılmamıştır. Hakimin tarafların talebine bağlı olmadığına ilişkin olayda uygulanabilecek kanun hükmü ve koşulları da bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece; 6100 sayılı HMK'nın 26/1. maddesi gereğince taleple bağlı kalınarak birleşen davanın 4.000,00 TL üzerinden kabul edilmesi gerekirken birleşen davada ıslah yapılmadığı gözden kaçırılarak 29.000,00 TL üzerinden tahsil kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile asıl dosyada verilen kararın asıl dosya davalısı yararına, 2. bent uyarınca birleşen dosya davalısının diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. bent uyarınca birleşen dosya davalısının temyiz itirazlarının kabulü ile birleşen dosyada verilen kararın birleşen dosya davalısı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalılarına iadesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden asıl ve birleşen dosya davalılarından alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 18.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***