"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan eksik iş nedeni ile zarar tazmini talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir.
Davacı dava açarken müddeabihi 1.000,00 TL olarak belirlemiş, mahkemenin görevsizlik kararı üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2017 günlü kararı ile yargı yeri belirlemesi yapılmış olup bundan sonra yapılan yargılama sırasında davacı 26.07.2017 tarihli dilekçesi ile talebini açıkladığı gibi ıslah niteliğinde olan dilekçesi ile talebini eksiklikler için 8.473,92 TL, yapılmayan işler için 2.350,00 TL olmak üzere toplam 10.823,92 TL olarak ıslah etmiş ve harcını da 14.11.2017 tarihinde yatırmış, davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı ise davacının hangi kalemler için tazminat istediğinin belli olmadığını, sözleşme gereği üstlenilen edimlerin usulüne uygun şekilde yerine getirildiğini ve davacıya ait bağımsız bölümlerin sözleşmeye uygun olarak teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacı tarafın karar duruşmasındaki 29.03.2018 günlü sözlü ıslah beyanı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Kavram olarak ıslah; taraflardan birinin yapmış olduğu usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir (6100 sayılı HMK m. 176). Islah müessesi, dava değiştirme, başka deyişle iddia ve müdafaanın değiştirilmesi veya genişletilmesi yasağını bertaraf eden bir imkândır. Zira bu suretle, aslında yasal itiraz ile karşılaşılabilecek olan herhangi bir taraf muamelesi, ıslah kurumu yardımı ile artık bu itirazı davet etmeksizin yapabilmektedir (... S: ...Hukuku, C.I.II.B.5, ... 1992, s.534).
Islah, mahkemeye yöneltilen tek taraflı ve açık bir irade beyanı olduğundan, yasal şartları yerine getirildiği takdirde karşı tarafın ya da mahkemenin kabulüne bağlı olmaksızın yapılabilir. İddia ve savunmayı değiştirme ya da genişletme sayılmayan hallerde veya karşı tarafın genişletme ve değiştirmeye rıza gösterdiği hallerde ıslaha başvurmaya gerek olmadığı açıktır. Islahın konusu tarafların yaptıkları kendi usul işlemleridir. Taraflar ıslahla, dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu, talep sonucunu değiştirebilirler. Islahın amacı yargılama sürecinde şekil ve süreye aykırılık sebebiyle ortaya çıkabilecek maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmak olduğundan, hak ve alacağı bu sürecin dışında ortadan kaldırmış olan işlemlerin, yani maddi hukuk işlemlerinin ıslah yoluyla düzeltilebilmesi elbette ki mümkün değildir.
Davanın tamamen ıslahı mümkün olduğu gibi kısmen ıslahı da mümkündür. Ancak ıslahın yapılması zamanı bakımından HMK'nın "Islahın Zamanı ve Şekli" başlıklı 177. maddesinin 1. fıkrasında sınırlama getirilerek ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir. Yine ıslahın sayısı da sınırlandırılmış ve HMK'nın 176. maddesinin 2. fıkrasında aynı davada, tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri düzenleme altına alınmıştır. 6100 sayılı HMK’nın 176/2. maddesi amir hükmü karşısında mahkemece ikinci ıslaha göre karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; bilirkişiden ek rapor alınarak davacı arsa sahibinin eksik ve hiç yapılmayan işler yönünden talep edebileceği alacak miktarının işin yapıldığı yıl rayiçlerine göre belirlemek ve 26.07.2017 tarihli ıslah dilekçesine göre davacı talepleri değerlendirilip varsa davacı alacağının hüküm altına alınmasından ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 29.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.