"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ... geldi. Davalılar vekili gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı avukatı dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca teslim edilen teminat senedinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, davalılar ile müvekkilinin kat karşılığı arsa payı sözleşmesi akdettiklerini ve müvekkilinin sözleşme gereğince üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalıların inşaatı bitirmeden yapım ücreti olarak aldıkları daireleri sattıklarını ve müvekkiline tapu devri yaptırdıklarını, en son bir daireleri kalınca da bu daireyi satıp eksiklikleri tamamlayacağız dediklerini ancak onu satınca inşaatı yarım ve eksik bıraktıklarını, inşaatın ruhsatının da müvekkili adına olduğu için tüm masrafları da müvekkilinin ödemek zorunda kaldığını ve müvekkili adına yapılan daireyi de satarak davalıların ortadan kaybolduklarını, müvekkilinin arsasını bu şekilde aldıklarını ve hiç bir daire vermediklerini, bunun üzerine ... 12. İcra Müdürlüğü'nün 2015/5444 Esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalıların iş bu takibe itiraz ettiklerini belirterek davalıların itirazının haksız olduğunu, bu itirazın iptâline, takibin devamına, haksız itiraz sebebiyle %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar üzerlerine düşen edimi yerine getirdiklerini, davacı arsayı üzerinde tuttuğu için maliye tarafından inşaata yapılan harcamaları faturalandırmadığından 40.000,00 TL idari para cezası kesildiğini, bağımsız bölümlerin tamamını davacının devrederek parasını aldığını, sözleşmeye göre yükleniciye düşen 3 bağımsız bölümden sadece 2'sinin ücretinin kendilerine verildiğini, dubleks dairenin bedelini davacının kendisinin aldığını, dilekçede dile geitirlen eksikliklerin tamamlanması için dükkanın bedelinin de davacı da kaldığını, davacının yapacağı masraflara karşılık dükkanın bedelinin davacıda kaldığını, davanın reddini, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmişlerdir.
Mahkeme; davacının dayandığı sözleşme gereğince dairelerini teslim aldığı 3. kişilere de satarak devrettiğinden artık sözleşmenin 13. maddesi gereğince aldığı 200.000,00 TL bedelli teminat senedinin hükümsüz olduğu, bu itibarla hükümsüz olan bu senede dayalı olarak davalılara karşı davacının herhangi bir hak ileri süremeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur.
Taraflar arsında imzalanan tarihsiz sözleşmede; davacının arsasına davalı tarafından inşaat yapılması, zemin artı iki kat olacak binadan bir dubleks dairenin davacı arsa sahibine verilmesi ve davalı yüklenincinin ediminin temini için de davaya konu senedin verildiği anlaşılmaktadır. Davaya konu senedin hükümsüz olması için davalı yüklenici tarafından kararlaştırılan edimin ifa edilmiş olması gerekmektedir. Her ne kadar mahkemece, davalının dubleks daireyi teslim ettiği ve bu şekilde senedin teminat vasfının kalmadığının kabulu ile davanın reddine karar verilmiş ise de; davalı ... emniyetteki ifadesinde, arsa sahibi adına başlanılan inşaatta inşaat devam ederken maliye tarafından 40.000,00 TL ceza kesildiğini, kendisinin de inşaatın altında bulunan dükkanları çek karşılığı sattığını, almış olduğu çekleri malzeme alımında kullandığını, ancak çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle parasız kaldığını ve inşaata devam edemediğini, bu sebeple davacının inşaatın son katında bulunan dairesini ... Limited şirketine birlikte sattıklarını ve bu şirketin inşaatın maliye borcunu ödediğini ve inşaatın eksiklerin tamamlanması konusunda anlaştıklarını, ...’a da evine karşılık ...mahallesinde bir dükkan vermek üzere sözleşme yaptıklarını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Yine dosyaya sunulan adi yazılı 03.10.2009 tarihli sözleşmede de, ...’ın dubleks dairesini ...Park iş merkezinde bulunan 15 nolu dükkan ve yine aşağıda bulunan 20 metre köşe dükkan ile değiştiğini beyan ettiği, yine ...’e ait 140.000,00 TL bedelli senedin alındığı kararlaştırılmıştır. Davalı ...’ün beyanı ve aralarındaki adi yazılı sözleşme içeriği dikkate alındığında; davacıya ait dairenin, inşaatın tamamlanması için satılarak bedelinin kullanıldığı, buna karşılık davalının davacıya farklı yerden 2 adet dükkan vermeyi taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Bu haliyle taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacının edimini ifa ettiğinin kabulü mümkün değildir. Bu durumda yukarıda değinilen 03.10.2009 tarihli adi yazılı sözleşmedeki davalı edimlerini yerine getirilip getirilmediği araştırılarak, bu edimlerinin yerine getirilmediğinin anlaşılması halinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacıya devri gereken dubleks dairenin adi sözleşme tarihi olan 03.10.2009 tarihindeki piyasa fiyatından değeri belirlenip buna göre takibe konu teminat senedi hususunda karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, verilen kararın davacı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,
karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 17.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.