"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, haksız olarak kesildiğini iddia ettiği bedelin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair verilen karar, davalı iş sahibi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre davalı iş sahibinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı yüklenici, 2007/92 ve 2008/67 sayılı ihale dosyası kapsamında üstlenilen işlerin tamamlanarak idareye teslim edildiğini, davalı idare tarafından Sayıştay raporuna dayanarak 2007/92 sayılı dosya kapsamında muhtelif kesinti ve yasal faiz olarak 88.707,18 TL'nin davalı nezdindeki 2008/67 sayılı işin cari hesap alacağından mahsup yoluyla kesildiğini, yine 2008/67 sayılı dosya kapsamında da 5.900,48 TL'nin cari hesap alacağından mahsup yoluyla kesildiğini, böylece toplam kesintinin 94.607,66 TL'ye ulaştığını, işaret plaka kesintisi 30.576,94 TL ile ilgili bir taleplerinin olmadığını, onaya rağmen kanal açımında şevli-şevsiz farkından ve tuvenan dolgu farkından kesinti yapılmasının haksız olduğunu ileri sürerek 64.030,72 TL'nin mahsup tarihi 09.11.2012'den itibaren ticari faizi ile tahsilini istemiş, davalı kesintinin 2011 yılı Sayıştay denetleme raporuna dayanarak ve haklı nedenlerle yapıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; mahkemece iki kez teknik bilirkişi heyeti oluşturularak rapor alınmış ise de ilk raporda iade edilmesi gereken bedel 41.809,34 TL, ikinci raporda 64.030,72 TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda, raporlar arasında miktar olarak fark olduğu gibi kesinti, imalatın şevli yerine şevsiz yapılması ve dolgu malzemesinde tuvenan malzeme yerine ince kum kullanılması nedeni ile yapıldığı halde davacı tarafından gerçekleştirilen imalatın sözleşme ve ekleri ile fen ve sanat kurallarına uygun yapılıp yapılmadığı denetlenebilir olarak açıklanmamış ve davalı iş sahibinin itirazları da raporda karşılanmamıştır.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ile ve raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesi doğru olmamıştır.
Öte yandan, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarda bir alacağa temerrüt faizi yürütülebilmesi için 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesi uyarınca alacağın muaccel olması yeterli olmayıp alacaklının usulüne uygun ihtar ile borçlunun temerrüdüne düşürülmesi ya da borcun kararlaştırılan kesin vadede ödenmemiş olması gerekir. Somut olayda kesin vade olmadığı gibi davadan önce davalıya gönderilen ihtar da bulunmadığından dava tarihi yerine temerrüde esas teşkil etmeyen kesinti tarihinden faiz işletilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK'nın 281/3. maddesi gereğince, maddi gerçeğin ortaya çıkması için elektrik ve inşaat mühendisinin de bulunduğu 3 kişilik teknik bilirkişi kurulu oluşturarak raporlar arasındaki farklılığı ortadan kaldıracak ve davalının itirazlarını karşılayacak şekilde dosya kapsamındaki mevcut deliller, Sayıştay raporu ve eklerindeki belgelerle gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp karar verilmesi ve rapora göre iade edilmesi gereken bir miktar bulunur ise bu miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 21.02.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.