"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacılar vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava ve birleşen dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve eksik işler bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda dava ve birleşen davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı-birleşen dosyada davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-birleşen dosyada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı-birleşen dosyada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/II. maddesinde “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre vekille temsil olunan davalı-birleşen dosyada davalı yararına asıl ve birleşen dosyada hükmedilmesi gereken avukatlık vekâlet ücreti tutarı maktu 1.980,00 TL olmaktadır. Ancak somut olayda mahkemece avukatlık ücret tarifesinde belirlenen bu miktar gözetilmeksizin asıl dava bakımından 5.507,61 TL ve birleşen dava bakımından 27.878,62 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenlerle kararın bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dosyada davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile kararın hüküm kısmında “Esas davada yargılama giderleri” kısmının 2. bendinin 2. satırında yer alan “5.507,61 TL nisbi” rakamının ve kelimelerinin çıkarılmasına, yerine “1.980,00 TL maktu” rakamının ve kelimelerinin yazılmasına, yine “Birleşen davada yargılama giderleri” kısmının 2. bendinin 2. satırında yer alan “27.878,62 TL nisbi” rakamının ve kelimelerinin çıkarılmasına, yerine “1.980,00 TL maktu” rakamının ve kelimelerinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacı mirasçılarına verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken bakiye 6,70 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 23.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.