"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davalı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davalı vekili Avukat ... geldi. Davacı vekili ve ihbar olunan asil gelmedi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca işin süresinde ve sözleşmeye uygun ifa edilmemesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın bozma ilamına uyularak kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı gereğince inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 21.05.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yüklenicinin işi süresinde tamamlayamadığını, sözleşmeye aykırı imalât yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL cezai şartın ve 22.500,00 TL değer eksikliğinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 15.01.2013 havale tarihli dilekçe ile dava ıslah edilerek talep 98.716,67 TL'ye çıkartılmıştır.Davalı vekili, inşaatın süresinde sözleşmede belirtilen özellikleri aşar şekilde tamamlandığını, cezai şart talebinin haksız olduğunu, zira sözleşmeye göre müteahhitin, arsa sahiplerinin kendilerine düşen edimlerini makul sürede yerine getirmesi şartı ile sözleşmenin imzalanmasına müteakip 18 ayda Belediyeden yapı kullanma izni alınmış biçimde eksiksiz ve kusursuz bir şekilde bitirileceğini, ancak kat mülkiyeti tesisi için Tapu Müdürlüğüne müracaat ettiklerinde arsa sahiplerinden birinin hissesi üzerinde haciz ve ipotek olduğunu öğrendiklerini, bu nedenle işlemleri ikmâl etmenin mümkün olmadığını, söz konusu hisse üzerindeki ipoteğin sözleşmenin imzalanmasından 5 ay sonra kaldırıldığını, iskân ruhsatı almak için başvurduklarında hisse üzerinde mevcut haczin varlığı nedeniyle ruhsatın verilemeyeceğini öğrendiklerini, hisse sahibi ile irtibata geçerek haczin kaldırılmasına çalıştıklarını ancak bunun da zaman aldığını, davalının, arsanın geç teslimi ve hissedarlardan kaynaklanan hukuki ayıplara rağmen inşaatı süresinde bitirip iskan ruhsatı ve kat mülkiyeti tesisi için işlemlere başladığını ancak bu kez de kat mülkiyeti tesisi için tüm hissedarlar başvuru yapmışken noter ihtarıyla davet edilmesine rağmen davacının başvuru yapmadığını, ayrıca eksik olduğu iddia edilen hususlarda sözleşme gereği öncelikle kendilerine bu eksikliklerin tamamlanması için noter vasıtasıyla ihtar çekilmesi gerekmesine karşın herhangi bir bildirimin yapılmadığını, haksız davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece sözleşmeye aykırı, ayıplı ve eksik imalât olduğu, ayrıca davalı yüklenicinin teslimde geciktiği ve gecikmede davacı arsa sahiplerinin de etkisi olduğu kabul edilerek, gecikme tazminatından 1/2 oranında indirim yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş bu kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 12.05.2014 gün ve 2013/8809 Esas, 2014/3654 Karar sayılı ilamı ile “... davacı alacağının hesaplanması yönteminde hataya düşülmüştür. Öncelikle eksik ve ayıplı işlerin neler olduğu tek tek belirlenmeli, eksik işlerin dava tarihi itibariyle giderilme bedeli piyasa rayiçlerine göre hesaplanmalı, ayıplı işlerde ise yapılan iş ile sözleşmeye göre yapılması gereken işin bedel farkı yine dava tarihindeki piyasa rayiçlerine göre tespit edilip, buna göre davacı alacağı hüküm altına alınmalıdır.Yine mahkemece, sözleşme gereğince davalının işi zamanında ve sözleşmede kararlaştırıldığı şekilde teslim edilmediği gerekçesiyle gecikme tazminatına hükmedilmiş, ancak gecikmede davacıların da kusuru olduğu kabul edilerek hesaplanan tazminattan indirim yapılmıştır. Fakat, davacılardan kaynaklanan ve gecikmeye etki eden sebeplerin ne olduğu ve ne kadar süre ile gecikmeye neden olunduğu belirlenmeden hüküm tesis edilmiştir.
Oysa hangi nedenlerle arsa sahiplerinin gecikmeye neden olduğu, bu nedenlerle işin sözleşmeye uygun olarak teslimin ne kadar geciktiği belirlendikten sonra davacının varsa gecikme tazminatı alacağı hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. ...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.Bozma ilamına uyulduğuna göre bozmada belirtilen hususlar yararına olan taraf için usulî kazanılmış hak oluşturacağından bozma uyarınca inceleme yapılması zorunludur. Mahkemece bozma ilamına uyularak bilirkişi heyeti oluşturulup kök ve ek rapor alınmış; bu raporlarda davalının %100 kusurlu olduğu, davacının kusursuz olduğu belirtilmiş ise de davalının, tapu kaydındaki hisse üzerinde ipotek ve haciz şerhi olduğu, bu şerhlerin kaldırılması için yapılması gereken işlemlerin zaman aldığı, kat mülkiyeti tesisi için davacının davete icabet etmediği yönündeki iddiaları değerlendirilmemiş, arsa sahiplerinin gecikmeye neden olup olmadığı, bu iddialar doğrultusunda işin sözleşmeye uygun olarak tesliminin gecikip gecikmediği, gecikti ise ne kadar geciktiği belirlendikten sonra davacının varsa gecikme tazminatı alacağı hesaplanmamış, gerekli hususlar tartışılmadan karar verilmiştir. Bu hali ile incelemenin bozma ilamına uygun olduğunun kabulü mümkün değildir. Mahkemece bilirkişilerden hükmüne uyulan bozma ilamı kapsamına göre inceleme yaptırılarak; arsa sahiplerinden kaynaklanan haciz ve ipotek işlemlerinin uzun sürmesi, davacının kat mülkiyeti tesisi davetine icabet etmemesi, iskân ruhsatının geç alınmasında arsa sahiplerinin kusurlu olup olmadığı yönündeki davalı iddiaları araştırılıp yapılacak değerlendirmeye göre karar verilmesi
gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 87,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.