"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı vekili Avukat ...ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptâli ve tescil istemine ilişkin olup. mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 12. maddesinde “Kanunen tahriri olması lazım olan bir akdin tadili dahi tahriri olmak lazımdır. Şu kadar ki bu akdi nakız ve tadil etmiyen mütemmim ve fer'i şartlar bu hükümden müstesnadır” ve dava tarihi itibari ile yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesinde “Kanunda yazılı şekilde yapılması öngörülen bir sözleşmenin değiştirilmesinde de yazılı şekle uyulması zorunludur. Ancak, sözleşme metniyle çelişmeyen tamamlayıcı yan hükümler bu kuralın dışındadır. Bu kural, yazılı şekil dışındaki geçerlilik şekilleri hakkında da uygulanır” düzenlemeleri mevcuttur. Bu düzenlemeler kapsamında somut olayın incelenmesinde; dosya kapsamındaki tarihsiz “Taahhütnamedir” başlıklı ve tarafların imzasını taşıyan belge, adi yazılı olarak düzenlenmiş olup noterde düzenleme şeklinde yapılan Kat Karşılığı İnşaat ve Satış Vaadi Sözleşmesinin mal sahibine verilecek inşaatın malzeme ve iç yapı özellikleri bölümündeki yüklenicinin edimlerinin aleyhine ve edimleri ağırlaştıracak şekilde değiştirecek olup sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 12. ve dava tarihi itibari ile yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK’nın 13. maddesi gereği noterde düzenleme
şeklinde yapılmadığından geçersizdir. Mahkemece, geçersiz olan “Taahhütnamedir” başlıklı tarihsiz belge de dikkate alınarak hesaplama yapılan raporun hükme esas alınması hatalı olmuştur.
Ayrıca, harç tahsili kamu düzeni ile ilgili olduğundan her zaman kendiliğinden gözetilmesi gereken bir usul işlemidir. Mahkemece aldırılan 18.03.2014 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu 4 ve 10 nolu bağımsız bölümlerin dava tarihindeki rayiç bedelleri toplam 510.000,00 TL olarak belirtilmiş ve davacı tarafından 15.06.2016 tarihinde 6.916,38 TL tamamlama harcı yatırılmıştır. Bu durumda karar ve ilam harcının 510.000,00 TL bedel üzerinden hesaplanıp tahsiline karar verilmesi gerekirken tamamlama harcı dikkate alınmadan ve tamamlanan bedele göre hesaplama yapılmadan eksik harcın tahsiline karar verilmesi de usul ve yasaya aykırıdır.
Bununla birlikte; HMK'nın 166. maddesinde “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.” düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda ise; davalı arsa sahibi tarafından aynı sözleşme hükümlerine dayalı olarak ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/657 Esas sayılı dosyası ile dava konusu iş yeri ve dairelerin sözleşmede belirlenen sürede teslim edilmediği iddiası ile kira alacağı davası açılmış olup davanın derdest olduğu, her iki davanın konusu ve tarafları bakımından aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan, davalardan biri hakkında verilecek karar diğerini etkileyeceğinden, iki davanın birlikte görülmesinde, gerek usûl ekonomisi ve gerekse birbirleriyle çelişkili kararların çıkmasının önlenmesi bakımından fayda bulunmaktadır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; hükme esas alınan bilirkişi kurulundan, 08.04.2010 tarih ve 10685 yevmiye nolu sözleşme ve ekleri ile tasdikli projesi, yapı ruhsatı ve imar mevzuatı hükümlerine göre yüklenicinin arsa sahibine ait bağımsız bölümleri yapı kullanma izni belgesi almaya elverişli şekilde yapıp teslim etmeyi üstlendiği göz önünde tutularak arsa sahibine bırakılacak bağımsız bölümlerdeki eksik ve kusurların giderim bedeli ile dava edilen son iki adet bağımsız bölümün devri, diğer hususların yanında ortak kullanım alanları ile projeye uygun bahçe düzenlemesi yapıldığında kararlaştırıldığından sözleşmenin paylaşım şartları bölümünün 5/c maddesindeki düzenlemeye göre ortak alanlar ile bahçe düzenlemesindeki eksiklik giderim bedelinin tespiti (hükme en yakın tarihteki piyasa bedelleri ile piyasa fiyatları içerisinde KDV ve müteahhitlik karı olduğundan bu bedeller ayrıca eklenmeksizin) konusunda ek rapor alınıp bulunan bedel ile birleştirilecek ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2016/657 Esas sayılı dosyasındaki talebe yönelik olarak yapılacak yargılama sonucunda kira alacağına da hükmedilmesi gerektiğine karar verilir ise bu bedelin dava edilen bağımsız bölümlerin yükleniciye kalan son bölümler olması ve arsa sahibinin alacaklarının teminatsız kalmamasını sağlamak amacı ile depo ettirilmesi ve birlikte ifa kuralı gereği tahsiline karar verilmesi, karar ve ilam harcının dava konusu bağımsız bölümlerin toplam değerine göre hesaplanması ve davalı arsa sahibinin davaya karşı çıkmasında haklı olup olmadığı da değerlendirilip sonucuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesinden ibarettir.
Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendire ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarında kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, 1.630,00'ar TL duruşma vekillik ücretinin taraflardan karşılıklı olarak alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan diğer tarafa verilmesine, ödedikleri temyiz peşin haçlarının istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan, 143,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 07.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.