"İçtihat Metni"
Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki asıl ve birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş
olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl ve birleşen dava, arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava yüklenici tarafından yapı kullanma izin belgesinin süresinde alınmaması sonucu ugranılan kira kaybı alacağının tahsili, birleşen dava ise gecikme cezası ve geçici kabul nefaset bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonucunda asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararına karşı davacı vekilince kira kaybı alacağı ile ilgili ve sadace asıl dava ile ilgili istinaf harcı ödenerek istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Yetkili ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce davacının asıl dava yönünden istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, asıl ve birleşen davanın reddine dair verdiği karar, yasal süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Birleşen dava yönünden ilk derece mahkemesinci verilen davanın reddi kararına karşı davacı tarafça yasal süresi içinde harcı da yatırılarak istinaf kanun yoluna başvurulmaması sebebiyle kesinleştiği ve kesinleşen karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağından
davacının birleşen dava yönünden yaptığı temyiz ile ilgili dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Asıl davadaki davacının talebi, dava dilekçesi, dosya kapsamı ve birleşen davadaki talebiyle birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmenin 22/IV. maddesinde kararlaştırılan süre içinde inşaatın tamamlanıp iskan maddesini almış şeklinde yazılmış ise de; bunun iskan müsadesini almış şeklinde anlaşılması gerekli olup maddi hata sonucu maddesi şeklinde yazıldığından, gecikilen her gün 25,00 TL gecikme cezası uyğulanacağı kararlaştırıldığı ve bu maddedeki ceza-i şart 818 sayılı BK’nın 158/II. maddesindeki ifaya ekli ceza olduğundan, aynı Yasa’nın 159. maddesinde düzenlenen cezayı aşan zarar istemidir. Davacı arsa sahibinin BK’nın 159/II. maddesi hükmünce sözleşmenin 22/IV. maddesinde kararlaştırılan cezayı aşan gecikme nedeniyle zararının varlığını kanıtlaması ve gecikmede yüklenicinin kusurunun bulunması halinde cezayı aşan zararını yükleniciden talep etmesi mümkündür. Davalı yüklenici de sözleşmenin 22/IV. maddesinde iskan iznini-yapı kullanma izin belgesi alınmış olarak yükleniciye ait bağımsız bölümleri tamamlayıp teslim etmeyi üstlenmiş olduğundan yapı kullanma izin belgesinin alındığı tarihe kadar gecikmeden sorumludur.
Yapı kullanma izin belgesi alınmak üzere yükleniciye arsa sahibince verilmiş vekâletname bulunmasa dahi yüklenici vekâletname verilmesini talep etmek ya da yapı kullanma izin beglesi alınması için yapması gereken işlemlerin yapılmasını arsa sahibinden isteyerek arsa sahibini alacaklı temerrüdüne düşürdüğünü ileri sürüp kanıtlayamadığından vekâletname bulunmaması yükleniciyi sorumluluktan kurtarmaz.
Otopark sayısındaki artış nedeniyle ek süre, davacı arsa sahibince süre uzatımı olarak verilen 281 gün içinde davalıya süre olarak verilmiş olmasına rağmen, inşaat süresi içinde yüklenici tarafından tamamlanıp yapı kullanma izin belgesi de alınarak teslim edilmediğinden davalı yüklenici temerrütte kusurludur. Davalı yüklenici otopark sayısındaki artış nedeni ile fazla iş yaptığı ve fazladan harç ödediğini de savunmakta olduğundan bu savunmasının mahsup itirazı niteliğinde olduğu düşünülebilir ise de; mahkemece incelenen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/477 Esas sayılı dosyasıyla birleşen ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/586 Esas sayılı dosyasında davaya konu edilerek ödenmesi talep edildiğinden eldeki davada söz konusu fazla imalât ve ödenen harcın alacaktan mahsup edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda bölge adliye mahkemesince asıl davada davacı arsa sahibinin teslimdeki gecikme nedeni ile ve yüklenici gecikmede kusurlu olduğundan teslimi gereken tarih 25.06.2009 ise de; talep 24.06.2010 tarihinden olduğundan bu tarihden yapı kullanma izin belgesinin alındığı 26.04.2011 tarihine kadar gecikme nedeni ile talep ettiği bağımsız bölümleri kiraya verememesi sebebi ile uğradığı zarar ve aynı dönem için sözleşmenin 22/IV. maddesine göre isteyebileceği gecikme cezası-cezai şart miktarı konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp hesaplanacak zarardan istenebilecek gecikme cezası düşüldükten sonra kalan miktarın asıl davada cezayı aşan zarar olarak hüküm altına alınması gerekirken ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp gerekçesi değiştirilmek ve harç hususu düzeltilmek sureti ile asıl davanın reddi doğru olmamış, kararın bozulması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davacının birleşen dava ile ilgili temyiz
dilekçelerinin reddine, 2. bent uyarınca asıl dava ile ilgili temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 371/1-a maddesine göre ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacısına geri verilmesine, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne, karardan bir örneğinin ise ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
08.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.