Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar yasal süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı arsa sahibi vekili; taraflar arasında düzenlenen sözleşme gereğince davalıların müvekkiline ait taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın iç ve dış sıva, mantolama, boya yapımını üstlendiklerini, sözleşmenin 13 maddeden oluştuğunu, hangi işlerin davalılar tarafından yapılacağının tek tek açıklandığını, malzemelerin davacıya, işçilik, gerekli alet edevatın davalılara ait olacağını, işin başlama tarihinden itibaren 45 günlük süre içerisinde eksiksiz ve standartlara uygun yapılıp teslim edileceğinin taahhüt edildiğini, davalılara dava tarihine kadar 11.500,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme makbuzlarında işe 04.10.2011 tarihinde başlandığının belirtildiğini, sözleşmenin 10. maddesinde işin 45 gün içinde bitirileceğinin belirtilmesine rağmen davalıların işi bitirip davacıya teslim etmediklerini, bu zaman içerisinde davacı tarafından alınan malzemelerin bir kısmının kullanılmamasından dolayı zayi olduğunu, davalıların işleri kendileri yapmayarak vasıfsız işçilere yaptırdıklarını, bu nedenle işin standartlara uygun yapılmadığı gibi çok fireli ve ileride dökülmeye ve zayi olmaya yatkın bulunduğunu, bodrum katın hiç yapılmadığını, 20.11.2011 tarihinde bitirilmesi ve anahtar teslimi ile teslim edilmesi gereken işlerin davalılar tarafından geciktirilmesi sonucu davacının kira gelirinden mahrum kaldığını, açıklanan nedenlerle 10.000,00 TL mahrum kalınan kira geliri ve 5.000,00 TL inşaat sözleşmesine uyulmamasından kaynaklanan yanlış işçilik, malzeme kaybı, zarar ve ziyan bedeli olarak toplam 15.000,00 TL'nin 20.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı yüklenici vekili savunmasında; taraflar arasında düzenlenen tarihsiz inşaat sözleşmesi ile sözleşme konusu işlerin davalılar tarafından yapılmasının kararlaştırıldığını, her ne kadar işe başlama tarihi olarak müvekkillerine 250,00 TL ödeme yapıldığı tarih alınmış olsa da inşaatın bu tarihte müvekkillerine teslim edilmediğini, zira binanın bu tarihte müvekkillerine teslim aşamasından bulunmadığını, davacının başka bir bina inşaatının daha bulunduğunu, müvekkillerinin diğer inşaattaki işleri de yaptıklarını, müvekkillerinin Van depremi nedeni ile davacıdan izin alarak memleketlerine gittiklerini, 30.11.2011 tarihinde dönerek davacının diğer inşaatındaki işine başladıklarını, sonrasında davacının havaların iş yapmalarına uygun olmadığını gerekçe göstererek işi durdurduğunu, 2012 yılı mayıs ayına kadar müvekkillerini iş yerine sokmadığını, müvekkillerine ödenen 11.500,00 TL'nin 3.000,00 TL'sinin davacının diğer inşaatında yapılan işlerin karşılığı olduğunu, davacının ödeme dökümlerinden davacı tarafından işin durdurulduğu ve 2012 yılı içerisinde başlanarak devam edildiğinin açıkça anlaşıldığını davacının malzeme teslimini zamanında yapmadığını, işin uzamasına bu nedenle sebep olduğunu, inşaat mahallinde yapılan tespitte kullanım süreleri dolmuş malzemeler bulunduğu saptanmış ise de bu malzemelerin müvekkillerine teslim edilen malzeme olmayıp davacının diğer inşaatı için aldığı ve kullanım süreleri dolan eski malzemeler olduğunu, bu nedenle müvekkillerine sorumluluk yüklenemeyeceğini, malzemeler sözleşme tarihinde alınmış olsa bunların sürelerinin dolmasının ve kullanılamaz hale gelmesinin teknik olarak mümkün olmadığını, müvekkilinin de inşaata iskele kurulumu nedeni ile zarara uğradığını, davacının işçilerin sigortalarını yaptırmaması nedeni ile işçilerin iş yerini terk ettiklerini, sözleşmeye bodrum katın dahil olmadığını, yapılan işlerin bayındırlık birim fiyatları üzerinden yeniden hesaplanması gerektiğini, davacının kendi kusurundan kaynaklanan nedenlerle meydana gelen gecikmeleri bahane ederek olayı dava konusu yapmasının hukuken kabul edilebilir olmadığını, binanın diğer iş ve işlemlerinin yapılması sırasında müvekkillerinin yaptığı imalâtlara zarar verildiğini, bu işlerin eksik iş olarak kabul edilemeyeceğini, işin uzman kişilere yaptırıldığını, davacının binayı yaptırıp kiraya vereceği ve gelir elde edeceği hususunun tamamen soyut ve tespiti mümkün olmayan bir düşünceden ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,sözleşmeye aykırılık nedeni ile 1.700,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin ve mahrum kalınan kira geliri talebinin reddine karar verilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-Davacı dava dilekçesinde eksik ve ayıplı iş bedelleri yanında sözleşme uyarınca mahrum kalınan 10.000,00 TL kira bedelini de talep etmiştir. Mahkemece yaptırılan tespit sonucunda mimar bilirkişi tarafından eksiklikler tespit edilmiş,ancak sözleşme uyarınca davacıya teslime dair herhangi bir belge sunulmamıştır. Oysa sözleşmede yapılacak işin 45 gün içerisinde teslim edileceği kararlaştırıldığına göre ve davacıya teslim edildiğine dair bir kanıt sunulamadığına göre ilk ödeme tarihi olan 04.10.2011 tarihinden başlamak üzere 45 gün hesaplanmalı ve bu süreden itibaren davacının uğradığı kira kaybı belirlenerek (İnşaatında bütün olarak bitirilmesi de gözetilip) taleple bağlı kalınarak hüküm kurmaktan ibaret olmalıdır. Karar bu yönden bozulmalıdır.SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 15.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***