Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş

olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye cari hesap alacağının tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve %20 icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulü ile icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili kararı istinaf etmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddedeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp bir isabetsizlik bulunmaksızın karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 67/II. maddesi uyarınca alacaklı yararına icra inkâr tazminatı verilebilmesi için borçlunun takibe itirazında haksız olması gerekir. Haksızlık kavramı alacağın belirlenebilir (likid) olma şartını da kapsar. Somut olayda taraflar

arasındaki alacağın istenebilir olup olmadığı ve miktarı yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuyla saptandığından alacağın likid olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü yerine istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bozulması gerekir. Ancak kanuna uymayan husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin kararının davalı vekilinin istinaf talebinin reddine yönelik olarak kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün gerekçe ve sonucunun icra inkâr tazminatına yönelik olarak değiştirilmek suretiyle HMK'nın 370/2. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarında davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile istinaf istemlerinin reddine dair ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin 21.03.2017 tarih, 2017/54 Esas ve 2017/75 Karar sayılı kararının davalı vekilinin istinaf isteminin reddine yönelik olarak kaldırılması ile yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “Asıl alacağın %20'sine karşılık gelen 21.512,41 TL inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine”, cümlesinin çıkarılmasına, yerine "koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı talebinin reddine" cümlesinin yazılmasına hükmün değiştirilmiş bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, HMK 302/5 ve 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, 05.03.2019 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

***