"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacı-birleşen dosya davalısı vekili Avukat ... ile davalı-birleşen dosya davacısı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra vaktin darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmıştı. Bu kere dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Asıl dava, eser sözleşmesi dolayısıyla eksik iş bedeli kadar borçlu bulunulmadığının tespiti istemi, birleşen dava ise, bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan icra takibine vakî itirazın iptâli ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkin olup, mahkemece bozma ilamına uyularak menfi tespit davasının reddine, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davacı-birleşen dosya davalısı yüklenici vekilince temyiz olunmuştur.Asıl ve birleşen dava yüklenici ile taşeron arasında imzalanan 21.11.2007 tarihli eser sözleşmesinden kaynaklanmıştır. Asıl davada davacı yüklenici, davalı taşeronun iş bedeli ödenmesine rağmen ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2008/430 D. iş sayılı dosyasında tespit ettirilen işleri eksik yaptığı, eksik bırakılan bu işlerin uyarıya rağmen tamamlanmaması üzerine dava dışı 3. kişiye tamamlattırdıklarını ileri sürerek eksik bırakılan iş dolayısıyla yüklenicinin taşerona borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Birleşen ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/298 Esas sayılı dava dosyasında, davacı taşeron, davalı yükleniciden kalan iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itiraz üzerine itirazın iptâli ve takibin devamını istemiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu, davacı ...'nın ödeme için davalı ...'ya verdiği ve takip konusu çeklerden dolayı borçlu olduğu hususunun dosya kapsamı ve yapılan incelemeler ile sabit olduğu anlaşılmakla; menfi tespit konulu asıl davanın reddine, İİK 72/4 madde uyarınca alacaklı davalının alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararına binaen hükmün kesinleşmesi halinde yatırılan teminat bedeli 16.200,00 TL'nin tümünün davalı alacaklı ... Denizcilik Kurtarma ve Sualtı Ltd. Şti.'ye ödenmesine, cari hesap alacağı için girişilen takibe vaki itirazın iptâli için açılan ve birleşen itirazın iptâli davasının kabulüne, taraflar tacir olmakla ve alacak likit ve muayen olmakla talep doğrultusunda ve takip tarihine göre davalı borçlunun alacağın %40'ı oranında icra inkâr tazminatına mahkumiyetine karar verilmiş, verilen karar davacı-birleşen dosya davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün olmamasına göre davacı-birleşen dosya davalısı yüklenici vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davacı-birleşen dosya davalısı yüklenici menfi tespit istemli asıl davada İİK'nın 72/III. maddesi uyarınca teminat karşılığı icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı almış olup, asıl dava reddedilmiş olduğundan, asıl davada İİK'nın 72/IV. maddesi uyarınca dava konusu alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulması gerekirken kanuna aykırı olarak teminat olarak yatırılan paranın tamamının asıl dava davalısına ödenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır.
İtirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatı ile sorumlu tutulabilmesi için İİK'nın 67/II. maddesi gereğince borçlunun itirazında haksız ve alacağın likit olması gerekir. Birleşen davada alt yüklenicinin alacağı bozmadan sonra yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporu da değerlendirilerek yargılama sonucu belirlenmiş olup, likit olmadığından İİK’nın 67/II. maddesi gereğince koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin reddi yerine kabulü de usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle kararın bozulması gerekir ise de; yapılan yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen dosya davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan “aynı madde uyarınca hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı davalının uğradığı zarara karşılık teminat bedeli 16.200,00 TL’nin tümünün davalıya ödenmesine” ibaresinin çıkarılarak “İİK. 72/IV maddesi uyarınca dava konusu alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatının davacıdan alınıp davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, hüküm fıkrasının 9. bendinde yer alan “Takip tarihine göre alacağın %40'ı oranında 24.905,00 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine” cümlesinin karardan çıkartılarak yerine "yasal koşulları oluşmadığından davacının icra inkâr tazminatı isteminin reddine" cümlesinin yazılmasına, kararın değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalı-birleşen dosya davacısı alt yükleniciden alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacı-birleşen dosya davalısı yükleniciye verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 353,20 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısından alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı-birleşen dosya davalısına iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 06.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.