Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Davacı ... ile davalılar 1-... 2-... 3-... Tekstil End. İnş. Ltd.- ..., birleşen dosya bakımından davacı ... Tekstil End. İnş. Ltd. ile davalılar 1-... 2-... 3-... arasındaki davadan dolayı ... Asliye Hukuk Hakimliğince (Tük. Mah. Sıf.) verilen 09.12.2014 gün ve 2013/481-2014/808 sayılı hükmü onayan 23. Hukuk Dairesinin 05.07.2018 gün ve 2015/8973-2018/3997 sayılı ilamı aleyhinde davacı ile davalı-birleşen dosya davacısı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava ve birleşen dava, eser ve satış sözleşmelerinden kaynaklanmakta olup, mahkemece verilen kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nce onanması üzerine davacı ile birleşen dosya davacısı vekilince karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili, müvekkili ile davalı yüklenici arasında 16.05.2005 tarihli sözleşme ile diğer davalı arsa sahiplerine ait 147 ada 65-66 parseller üzerinde yapılacak binadan yükleniciye isabet edecek A blok 8 numaralı dairesin satın alındığını, ancak sözleşmeye rağmen tapu devrinin gerçekleştirilmediğini, bağımsız bölümün tapu kaydının iptâli ile adına tescilini talep etmiştir.

Birleşen davada ise, bu kez yüklenici şirket vekili, arsa sahibi davalılar ile aralarında 09.09.2003 tarihli Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesi tanzim edildiğini, sözleşme sonrası tevhid edilen parselin ... ad ... parsel olduğunu, 26.05.2005 tarihinde üzerinde kat irtifakı kurulduğunu, parselde bulunan binada 4 nolu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı, 10 nolu daire ile 1-2-3 nolu depo nitelikli bağımsı z bölümlerin Nazire Özkan adına kayıtlı olduğunu, sözleşme uyarınca davalı arsa malikleri tarafından A bloktaki 9 bölümden 6 tanesini inşaatın tamamlanması halinde vermeyi kabul ettiklerini, davacı tarafın ekonomik sıkıntıları sebebiyle inşaatın gecikince arsa maliklerince sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, inşaatta çalışmanın engellendiğini, dava dışı bir şirketle sözleşme yaptıklarını, anılan bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptâli ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece her aşamada re’sen nazara alınması zorunludur. Görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olamaz.

Her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunmakla birlikte görev konusunda her iki dava yönünden farklılık bulunmaktadır. Şöyleki, asıl davada davacı alıcı-tüketici, davalı ise yüklenici-satıcı ve diğer davalılar ise arsa sahibidirler. Bu durumda esasında görevli mahkeme davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan mülga 4822 sayılı yasayla değişik 4077 sayılı Yasa’nın 23. maddesi uyarınca tüketici mahkemesidir. ...n’de ayrı bir tüketici

mahkemesi bulunmadığından ara kararıyla tüketici sıfatıyla bakılması da doğrudur. Ne var ki, birleşen dava, Yargıtay bozma ilamından önce yüklenici tarafından arsa maliklerine yönelik olarak açılmış ise de, birleştirme kararı bozma ilamından sonra olup, eser sözleşmesi niteliğinde bulunan Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesinden kaynaklanan arsa sahibi ile yüklenici arasında doğan uyuşmazlıklar ise genel mahkeme sıfatıyla bakılması zorunludur. Gerek dairemizin gerekse Yargıtay’ın uygulaması bu yöndedir. Bu durumda mahkemece yüklenici tarafından açılan dava dosyasının bu dava dosyasından tefrik edilerek mahkemenin başka bir esasına kaydedilip “Asliye Hukuk Mahkemesi” sıfatıyla davanın esasının incelenip sonuçlandırılması gerekirken birlikte görülmesi yargılama usulü farklı olması nedeniyle hatalı olmuştur.

Öte yandan, 1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 30/b maddesi uyarınca menfaat çatışması olması nedeniyle vekilli yapmış olan avukatın diğer tarafın vekilliğini üstlenmemesi gerekir. Kamu düzeni ile ilgili olan bu hususun da mahkemece re’sen gözetilmesi zorunludur.

Karar bu nedenlerle bozulması gerekirken zuhulen onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin onama ilamı kaldırılmalı ve mahkeme kararı bozulmalıdır.

Bozma sebebine göre diğer karar düzeltme itirazları incelenmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Karar düzeltme isteminin kabul ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 05.07.2018 gün ve 2015/8973 Esas ve 2018/3997 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, bozma sebebine göre, diğer karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacı ile davalı-birleşen dosya davacısından alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacı ile davalı-birleşen dosya davacısına iadesine, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 10.07.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***