"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalılar vekili tarafından duruşmalı istenmiş ise de miktar itibariyle duruşma isteğinin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup eksik ve ayıplı imalâtların giderilmesi, olmadığı taktirde eksik ve ayıplı imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, eksik ve ayıplı imalât bedelinin tahsili istemi yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davacı ile davalıların murisi arasında imzalanan 16.03.2014 tarihli sözleşmede, davacıya ait evin sözleşmede belirtilen iş ve imalâtların yapımı konusunda taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup iş bedeli, toplam 45.000,00 TL olarak kararlaştırılmıştır. Buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre götürü bedelli sözleşmede, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu konuda alınan ve dosya kapsamına uygun olan bilirkişi raporu ile davalıların murisi yüklenicinin inşaat seviyesine göre hak ettiği imalât bedelinin 26.550,00 TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu halde sözleşme bedelinin tamamı ödenmediğinden, kanıtlanan ödemelerle karşılaştırılarak iş sahibinin fazla ödemesinin bulunup bulunmadığı ya da yüklenicinin ödenmemiş iş bedeli alacağının olup olmadığının hesaplanması gerekmektedir.
Davacı iş sahibince 26.01.2015 tarihli, verilen para miktarı başlıklı ve yüklenicinin
44.500,00 TL aldığını kabul ettiğine ilişkin belge ibraz edilmiş ise de davalı yüklenici mirasçıları vekili ikinci cevap dilekçelerinde, söz konusu belge altındaki imzayı inkâr etmiştir. Buna rağmen mahkemece bu konuda herhangi bir inceleme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacıya davalının murisi yüklenicinin imzasını taşıyan verilen para miktarı başlıklı belge ile 16.03.2014 tarihli ve altındaki yüklenici imzası inkâr edilmeyen sözleşme aslı ibraz ettirilip, 6100 sayılı HMK’nın 211 ve devamı maddeleri uyarınca imzası bulunan yüklenici ölü olup isticvabı mümkün olmadığından yükleniciye ait karşılaştırma yapmaya elverişli imzaları bulunduğu belge asılları ilgili yerlerden getirtilerek inkâr edilen 26.01.2015 tarihli verilen para miktarı başlıklı belgedeki ... ismi altına atılan imzanın ...’a ait olup olmadığı hususunda imza incelemesi konusunda uzman teknik bilirkişiden gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp değerlendirilerek ödeme miktarı belirlendikten sonra fazla ödeme yapılıp yapılmadığı ile ilgili sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan imza inkârına rağmen inceleme yaptırılmaksızın davanın sonuçlandırılması doğru olmadığı gibi kabul şekli itibarıyla da sözleşmede kararlaştırılan iş bedelinin tamamı ödenmediği halde iddia edilen 44.500,00 TL ödemeden gerçekleştirilen imalât bedeli olan 26.550,00 TL çıkartıldığında hesaplanan 17.950,00 TL fazla ödemenin istirdadına karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu 18.450,00 TL üzerinden davanın kabulü, usul ve yasaya aykırı olmuş, kararın bozulması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 176,60 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 30.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.