Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı yüklenici vekilince temyiz edilmiştir.

Davacı yüklenicinin talebi proje ve uygulama hizmetlerine ilişkin faturalara dayalı olup, hükmüne uyulan Dairemiz'in 20.04.2016 günlü, 2015/5091 Esas 2016/2386 Karar sayılı bozma ilamında; ''...Yeniden oluşturulacak konusunda uzman teknik bilirkişi marifetiyle mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, 6098 sayılı TBK 481. maddesi gereğince işin yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre davacı yüklenicinin hakettiği iş bedeli hesaplattırılıp, bulunacak bu bedelden her iki tarafın kabulünde ve ihtilafsız olan 15.000,00 TL ödeme düşülerek davacının bakiye alacağı olup olmadığının saptanması ve sonucuna göre karar verilmesi'' gerektiği belirtilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 02.03.2017 günlü asıl raporunda danışmanlık hizmetiyle ilgili hesaplanan tutarın serbest piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığı denetime elverişli biçimde açıklanmadığı gibi, bilirkişi kurulunun 08.09.2017 tarihli ek raporunda davacının talebinin proje ve uygulama hizmetlerine ilişkin olduğu gözetilmeksizin, sadece proje yapım bedelinin hesaplanması doğru olmamıştır. Bu hali ile mahkemece hükme esas alınan asıl ve ek raporda bozmaya uygun hesaplama yapıldığından ve mahkemece bozma ilamına uygun şekilde karar verildiğinden söz edilemez.

Kabule göre de; mahkemece bozmadan önce davanın 13.868,58 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne dair verilen birinci kararın davacı tarafça temyizi üzerine davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 24.06.2015 tarihli temyize cevap dilekçesinde kararın onanmasının talep edildiği ve bu beyanın davalı iş sahibini bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınmaksızın, usuli kazanılmış hak ilkesi ve aleyhe hüküm verme yasağına aykırı şekilde bozulan ilk kararı sadece davacı tarafın temyiz ettiği, karar tebliğinin davalı şirket vekiline çıkarıldığı, tebligatta "muhatap şirket yetkilisinin ofis dışında olduğunu beyan eden daimi çalışan işçisine tebliğ edilmiştir" şeklindeki tebligatın usule aykırı olduğu; davacı tarafın temyiz dilekçesinin usulünce tebliğ edilmesinin ise, karar tebliği yerine geçmeyeceği; bu nedenle davalı yönünden bir temyiz olmamasının davacıya kazanılmış hak bahşetmeyeceği; Yargıtay bozma ilamı ile de hükmün ortadan kalktığı gerekçesiyle davacının talep edebileceği bedelin 3.998,00 TL olduğu belirtilerek bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.

O halde mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman olan ve daha önce rapor hazırlayan bilirkişilerden farklı başka bir bilirkişi kurulu oluşturularak yeniden gerekçeli ve denetime elverişili rapor alınmak suretiyle dava ve icra takibinin dayanağı fatura konusu işlerin bedelinin bozma ilamında açıklandığı gibi 6098 sayılı TBK 481. maddesi gereğince yapıldığı yıl mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılıp, davacı yüklenicinin hakettiği imalât bedeli saptanarak bulunacak bu bedelden ödendiği her iki tarafın kabulünde ve ihtilâfsız olan 15.000,00 TL ödemenin mahsubu ile sonucuna göre hüküm tesis etmektir.

Açıklanan bu nedenlerle kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 26.09.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***