"İçtihat Metni"
Davacılar ... vs. ile davalılar 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... 9-... 10-... 11-... 12-... 13-... 14-... 15-... 16-... 17-... 18-... 19-... 20-... vs. arasındaki davadan dolayı ... 2. Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 16.06.2014 gün ve 2009/458-2014/301 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Dosya temyiz incelemesi için dairemize gönderilmiş ise de;
1-7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 6099 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik “Bilinen Adreste Tebligat” başlıklı 10. maddesi “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır...”, bu maddeye karşılık gelen 25.01.2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesinde “Tebligat öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz...” ,7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun ilanen tebligat başlıklı 28. maddesi “Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. Yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya iş yeri de bulunamayan kimsenin adresi meçhul sayılır. Adresin meçhul olması halinde keyfiyet tebliğ memuru tarafından mahalle veya köy muhtarına şerh verdirilmek suretiyle tespit edilir (Değişik cümle: 19/03/2003 - 4829 S.K./9. md.). Bununla beraber tebliği çıkaran merci, muhatabın adresini resmi veya hususi müessese ve dairelerden gerekli gördüklerine sorar ve zabıta vasıtasıyla tahkik ve tespit ettirir...” Bu maddeye karşılık
gelen 25.01.2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin Adresin Meçhul Olması başlıklı 48. maddesinde “ (1) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca kendisine tebligat yapılamayan, tebliğ memuru tarafından adresi tespit edilemeyen, adres kayıt sisteminde de yerleşim yeri adresi bulunmayan kişinin adresinin tespiti için tebligatı çıkaran merci tarafından adres araştırması yapılır. (2) Tebligatı çıkaran merci, muhatabın adresini öncelikle resmî veya özel kurum ve dairelerden, bunlardan sonuç alınamadığı takdirde kolluk vasıtasıyla araştırabilir ve tespit ettirebilir. Yapılan araştırmalara rağmen muhatabın adresinin tespit edilememesi halinde adres meçhul sayılır. (3) Adresi meçhul olanlara tebligat ilanen yapılır. (4) İlânen tebligat, bu maddedeki usuller izlendikten sonra başvurulacak son çaredir.” hükümleri bulunmaktadır.
Somut olayda; davalılardan ...’ın bilinen son adresine yurt dışı tebligatın yapılamaması ve Türkiye’de adrese dayalı nüfus kayıt sisteminde adresi bulunmaması sebebi ile gerekçeli kararın ilanen tebliğ edildiği ve adı geçen kişi ile ilgili mahkemece herhangi bir adres araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle öncelikle mahkemece, Adalet Bakanlığı aracılığı ve istinabe yolu ile gerekli işlemler yaptırılarak davalının yurtdışı adresinin bulunduğu yerde zabıta marifeti ile aratırılması gerekmektedir. Araştırma sonucu yeni adres tespit edilirse bu adrese gerekçeli kararın tebliğ edilmesi, adresin tespit edilememesi halinde ise ilanen tebligat yapılması,
2-Davalı ... mirasçısı ...’a gerekçeli karar ile davacının temyiz dilekçesinin tebliğ edilmediği anlaşıldığından adı geçen davalıya gerekçeli karar ile davacının temyiz dilekçesinin tebliğ edilip temyiz süresinin geçmesi beklendikten ve temyiz edildiği taktirde gerekli işlemlerin tamamlanması,
3-Kararı davalılar ... ve ... adına temyiz eden Av. ...’nun adı geçen kişiler adına düzenlenmiş usulüne uygun vekaletnamesinin dosya içerisinde bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece, Av. ...’na muhtıra çıkartılarak usulüne uygun vekaletname sunulmasının istenilmesi, sunulamaması durumunda kararın ve davacının temyiz dilekçesinin adı geçen davalılara tebliği sağlanıp ve temyiz süresinin geçmesi beklendikten sonra ve temyiz edildiği taktirde gerekli işlemlerin tamamlanması,
4-Davalılardan ... tarafından 16.01.2019 havale tarihli, ... ve ... Aslangörür tarafından 11.01.2019 havale tarihli ek temyiz dilekçesi beyan dilekçesi adı altında verilmiş ise de bu davalıların verdiği temyiz dilekçesi dosya içerisinde bulunmadığından ve UYAP’ta da kayıtlı olmadığından adı geçen davalıların temyiz dilekçelerinin kalemce araştırılarak dosya içerisine konulması,
5-Fer'i müdahil olduğu halde karar başlığında gösterilmeyen ... Orta’ya mahkeme kararı ile temyiz dilekçelerinin tebliğ edilip temyiz süresinin geçmesi beklendikten sonra ve temyiz edildiği taktirde gerekli işlemlerin tamamlanması,
6-Kararı temyiz eden davalılar ..., ..., ..., , ..., İnşaat Ltd Şti, ..., ..., ...,'e mahkemece eksik temyiz harcı yatırıldığından bahisle harç tamamlatma muhtırası çıkarılmış olup muhtıra tebliğinden sonra adı geçen kişilerce harcın yatırılmadığı
anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, muhtıra tebliğine rağmen süresinde harcın ikmâl edilmemesi nedeni ile HUMK'nın 434/III. maddesi gereğince adı geçen davalıların hükmü temyiz etmemiş sayılmasına dair ek karar verilip bu kararın da adı geçen davalılar ve vekillerine tebliğ edilip temyiz süresinin geçmesi beklenilip temyiz edilmesi halinde gerekli işlemlerin tamamlanması için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 01.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.