Logo

15. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen günde davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraflar avukatları dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

K A R A R -

Dava, eser sözleşmesinin bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan gecikme tazminatı alacağının tahsili talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nce istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454’üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilmeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20.07.2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu nedenle daha önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi olarak görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmiş ise bu karar temyiz edilmemiş olsa bile sonrasında dosyanın gönderildiği mahkemece verilen karar dahi HUMK hükümlerine göre temyize tabi olacaktır. HMK geçici 3/2 maddedeki ilk düzenlemede “aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan” ibaresi değiştirilerek “kararlar” ibaresi getirildiğinden bu değişiklik açıkça bu sonucu gerektirmektedir. Somut olayda, kanun yoluna başvurulan yerel mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair verdiği karar 28.03.2017 tarihli olup kural olarak istinaf kanun yoluna tabi ise de, öncesinde 14.02.2014 tarihinde...12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/63 Esasına kayıtlı olarak açılan davada 17.02.2014 gün ve 2014/65 sayılı kararla mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli ... Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiş, bu kararı davalı vekilinin temyiz etmesi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 2014/3628 Esas, 2014/7663 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanarak kesinleşmiştir. Bu haliyle Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihlerinden önce ilk derece mahkemesince niteliği ne olursa olsun nihai karar verilmiş olmakla, dosyada esas hakkında verilecek kararlara karşı kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğu anlaşıldığından, Dairemizin temyiz incelemesi yapmakla görevli ve yetkili olduğu kabul edilmiş, mahkemenin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin vermiş olduğu esastan red kararının yok hükmünde olup, sonuç doğurmayacağından Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2018 gün, 2017/735 Esas ve 2018/73 Karar sayılı kararının kaldırılarak yapılan temyiz incelemesinde; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 2.037,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 49.937,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 10.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***