"İçtihat Metni"
Mahkemesi:Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı bozmaya uyularak verilen hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
K A R A R -
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi zararların ve iş bedelinin tahsili istemiyle açılmış olup, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce bozulmasına karar verilmiştir. Bozma kararına uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm, davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir.1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme yapılarak hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve bozmanın şümulü dışında kalarak kesinleşen cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin mümkün bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Davacı, müvekkili ile davalı arasında 28.10.2009 tarihli sözleşme ile ...Mahallesi 10-11 parseller üzerinde 8165 m2 tutarındaki arsanın 3 cephesine perde beton duvar yapımı konusunda anlaşmaya varıldığını ve toplam 45.000,00 TL'nin ödendiğini, sözleşme uyarınca işin 30.11.2009 tarihinde bitirileceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin sık sık yurt dışında olması nedeniyle davalının işi bitirmediğini ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin feshiyle 45.000,00 TL'nin iadesi, maliyet artışı sebebiyle 15.000,00 TL, mahrum kalınan kira bedeline karşılık 10.000,00 TL toplam 70.000,00 TL maddi ve manevi zararı sebebiyle de 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı usulüne uygun tebliğe rağmen bozma öncesi cevap vermemiş olup, bozma sonrası davalı vekili cevabında 35.000,00 TL ödemenin 10-11 numaralı parsellerle davacının evi arasındaki alana harfiyat yapılması işi için ödenmiş olduğunu, asıl yapılması kararlaştırılan iş için ödeme yapılmadığını, 10.000,00 TL ödediği iddiasının doğru olmadığını, harfiyat işini tamamladıktan sonra sözleşmede kararlaştırılmasına rağmen davacının bakiye 15.000,00 TL'yi ödememesi nedeniyle işi yarım bıraktıklarını, davayı açmakta haksız olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu da esas alınarak, davacı iş sahibinin 45.000,00 TL bedel iadesine ilişkin talebin kısmen kabulü ile 26.043,05 TL nin iadesine, 15.000,00 TL maliyet artışı ve 10.000,00 TL kira bedeli ve 10.000,00 TL manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durumda yüklenici davalı yararına reddedilen maddi tazminat tutarı olan 43.956,95 TL üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine'ne göre, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik hesaplama ile vekâlet ücreti takdiri doğru olmamıştır. Yerel mahkeme kararının bu yönden bozulması gerekir ise de; yapılan hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca, hüküm fıkrasının 8. maddesinin karar metninden tamamen çıkartılarak yerine “Reddedilen maddi tazminat talebi üzerinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.185,26 TL nispi vekâlet ücreti, reddedilen manevi tazminat yönünden 2.180,00 TL maktu vekâlet ücreti olmak üzere toplam 7.365,26 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.