"İçtihat Metni"
Davacı ... ile davalılar 1-... mirasçıları a-... b-... 2-... mirasçıları a-... b-... 3-... mirasçıları a-... b-... c-... 4-... mirasçıları a-... b-... c-... 5-...... Konut Yapı Kooperatifi arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.05.2015 gün ve 2011/128-2015/278 sayılı hükmü duruşmalı olarak bozan 23. Hukuk Dairesi'nin 08.06.2017 gün ve 2015/8903-2017/1723 sayılı ilamı aleyhinde davacı ile davalı ... vekillerince karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış, eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmâl edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
- K A R A R -
Karar düzeltme talebinin kural olarak temyiz incelemesini yapan Yargıtay Hukuk Dairesince incelenmesi gerekmekte ise de; Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 09.02.2018 gün 2018/1 sayılı işbölümü kararı ile arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesinden kaynaklanan ve 01.07.2016 tarihinden sonra temyiz ya da karar düzeltme talepli olarak Yargıtay'a gelen dosyalardaki temyiz ya da karar düzeltme taleplerini incelemek görevi Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'ne verildiğinden karar düzeltme talebi Dairemizce incelenmiştir.
Dava, kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, sözleşmenin haksız feshi nedeniyle imalât bedelinin tahsili istemiyle açılmış, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar ...... Konut Yapı Kooperatifi, ... ve ... mirasçıları yönünden kabulüne dair verilen hüküm, davalılar ... mirasçılarından ..., torunu ... ile ... mirasçıları ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz olunmuş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2017 gün 2015/8903 Esas, 2017/1723 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına karşı davacı yüklenici ... ile davalılardan ... tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dairemizin 20.12.2018 gün 2018/1919 Esas, 2018/5208 Karar sayılı ilamı ile davalılardan muris ...’in karar ve temyiz tarihi itibariyle tereke temsilcisi olmasına rağmen kararın mirasçı davalı asıllara tebliğ edildiği, ancak 25.02.2016 tarihi itibariyle de tereke temsilcilerinin görevine son verildiği anlaşıldığından, kararın davalı ... mirasçıları yönünden usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu durumda mahkemece tereke temsilcisine kararın yeniden tebliği gerekir ise de, terekeden el çektirilip tereke temsilcisinin görevinin son bulduğu anlaşıldığından mahkeme kararının arsa sahiplerinden ... mirasçılarına tebliğ edilmesi amacıyla dosyanın mahal mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiş, hüküm bu sefer ... mirasçılarından ..., ..., ... ve ... tarafından süresi içerisinde temyiz olunmuştur.
Davacı, Hamidiye mahallesi Yeni cad. 180 mevkii 30 pafta 105 ada 43 parselde kayıtlı taşınmazı üzerine iş yeri ve konut yapılması amacıyla, diğer davalı ...... Yapı Kooperatifi ile birlikte davalı arsa sahipleri ..., ... ve ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiklerini, davacının sözleşme imzalamasına müteakip hafriyat ve temel atma işlemlerine başladığını, 6 ay sonra işin tamamının 20.10.1994 tarihinde adi yazılı taahhüt sözleşmesi ile kooperatiften devralındığını, davacının imalâta tek başına devam ettiğini, daha sonra davacı ile davalı kooperatif arasında yapılan taahhüt sözleşmesi aynı hükümlerle ... 8. Noterliği'nin 07.06.1996 tarih 9163 yevmiye nolu İnşaat Sözleşmesi olarak noter huzurunda tekrarlandığını, işin kesintisiz l5.07.2002 tarihinde kadar sürdürüldüğünü, bu tarihte davalı kooperatifin sözleşmeyi haksız olarak bozduğunu, davacının fesih tarihine kadar yaptığı imalâtın davalı Kooperatifin l56 nolu kararı ile 06.11.2000 tarihine kadar tespit edildiğini, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2003/147 D. iş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını ve tespit sonucu davacının arsa sahiplerinden 1.579.929.191 TL alacağı olduğunun tespit edildiğini belirterek 500.000,00 TL alacağın davalılardan tahsilini talep etmiş, davalılardan ... ve ... cevabında davacının davalı arsa sahiplerine karşı yükümlülüğünün devam ettiğini, inşaatın fiilen 1997 yılında durduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiş, davalı ... ... Yapı Kooperatifi cevabında; arsa sahipleri ile yapılan sözleşme sonrasında davacı ile kooperatif arasında 20.10.1994 tarihli protokol, paylaşım sözleşmesi ve inşaat ve taahüt sözleşmesi düzenlendiğini daha sonra dönemin yönetimi ile davacı ... 8. Noterliği'nden onaylı 07.06.1996 günlü ek sözleşme ile 04.08.1998 günlü ek sözleşmelerin düzenlendiğini, bu ek sözleşmenin de 24.09.1998 tarihli fesihname ile feshedildiğini, fesihle birlikte davacıya 102.459,00 TL tutarında kooperatifçe ödenmesi mümkün olmayan senetlerin verildiğini, 1997 yılı sonu itibariyle imalât seviyesinin %31 olduğunu, aldığı hakedişlerin imalât seviyesini karşıladığını, yeni yönetimin göreve gelmesi sonrasında 07.11.2000 tarihinde davacı ile geçmişte yapılan sözleşmelerin feshine ilişkin sözleşme düzenlendiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalı ... hakkında açılan davanın atiye bırakılmasına, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.12.2009 tarih 2008/7017 Esas, 2009/6684 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, ilama karşı davacı vekilince karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Dairemizin 09.03.2011 tarih 2010/5015 Esas 2011/1410 Karar sayılı ilamı ile davalı ...’ın davadan önce vefat etmesi nedeniyle ölü kişi hakkında dava açılamayacağından bu davalı hakkında dava açılıp birleştirilmesinin gerekmesi, diğer yönden ise davacı ile davalılardan ...... Konut Yapı Kooperatifi arasında inşaat yapımına ilişkin adi yazılı 20.10.1994 tarihli İnşaat ve Taahhüt Sözleşmesi, aynı tarihli Protokol ve Paylaşım Sözleşmesi, 20.10.1994 tarihli sözleşme ile aynı içerikli ... 8. Noterliği'nde düzenlenen 07.06.1996 tarihli Düzenleme Şeklinde İnşaat Sözleşmesi ve 24.09.1998 tarihli ek sözleşme ile son olarak 07.11.2000 tarihli Düzenleme Şeklinde Ek Sözleşme yapıldığı, davacı ve davalı kooperatif ile hükme esas alınan rapordaki bilirkişilerin 07.10.2000 tarihli ek sözleşmenin 3. ve 4. maddelerinin imalât bedelinin tespitinde dikkate alınmadığı ve eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporlarına göre hüküm kurulduğu ayrıca sözleşmenin 15.07.2002 tarihinde feshedildiği, fesih tarihine kadar yapılan imalâtların davacı yüklenici tarafından yapıldığının kabulünün gerektiği, 07.11.2000 tarihinden sonra yapılan imalâtlara ilişkin mahkemece toplanacak delillere göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının
yaptığı imalâtlar nedeniyle 1.137.452 USD alacağı kaldığı davalı kooperatifin sözleşme, arsa sahiplerinin ise sebebsiz zenginleşme hükümleri gereğince sorumlu olduğu taleple bağlı kalınarak 500.000,00 TL’nin davalılar ... ve ... mirasçıları ile davalı kooperatiften tahsiline, davalı ...’ın dava tarihi itibariyle ölü olduğundan bu davalı yönünden davanın husumet yönünden reddine, davalı ... hakkında bozma öncesinde verilen hükmün kesinleşmesi nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava arsa sahipleri ..., ..., ... ile sözleşmede yüklenici konumunda olan davacı ve davalı ... ... Yapı Kooperatifi arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmeleri ve davacı ile diğer yüklenici kooperatif arasındaki işin devamında yapılan ek sözleşmeler ve fesih sözleşmesine dayalı olarak imalât bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Davacı ile diğer davalı kooperatif ve davalı arsa sahipleri arasında İskenderun 1. Noterliği'nin 22.04.1994 tarih 11155 yevmiye nolu, ... 1. Noterliği'nin 26.04.1994 tarih ve 04051 yevmiye nolu ve ... 4. Noterliği'nin 21.04.1994 tarih ve 10831 yevmiye nolu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri imzalanmış, bu sözleşmelerde davacı ile davalı kooperatifin arsa sahiplerine karşı müşterek ve müteselsil sorumlu yüklenici sıfatında olarak imalâtı yapmayı üstlenilmiş ve daha sonra yapılan 26.04.1994 tarihli adi yazılı sözleşme ile aynı içerikteki 07.06.1996 tarihli sözleşme ile işi yapımının davalı kooperatif tarafından davacıya devredildiği, devamında yine 24.09.1998 tarihli ve 07.11.2000 tarihli sözleşmeler ile davacı ile kooperatif arasında paylaşım şekli ödemeler ve borç ilişkisinin tasfiyesi konusunda düzenlemeler yapılmıştır. Arsa sahipleri tarafından ise 29.05.1996 tarihli ve 30.05.1996 tarihli muvafakatnameler ile yüklenicilerin kendi aralarındaki paylaşım oranlarının belirlenmesine harcama hisselerine göre taksime, işin tamamının davacı tarafından yerine getirilmesine arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinden kaynaklanan hakları saklı kalarak onay vermişlerdir. Arsa sahipleri tarafından muvafakat edilen sözleşmeler ile inşaatın belirli ... seviyeye geldiği, kooperatif tarafından davacıya ödemelerde bulunulduğu ve bağımsız bölümlerinde devredildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı kooperatif arasındaki 26.04.1994 tarihli adi yazılı inşaat sözleşmesi ve 07.06.1996 tarihli noter sözleşmesinin 15.07.2002 tarihinde feshedilmiş olup, davacının fesih nedeniyle yaptığı imalât bedelini davalı kooperatiften ve diğer davalı hak sahiplerinden talep etmesi ise davanın konusunu oluşturmaktadır.
Mahkemece Dairemizin 09.03.2011 tarih 2008/7017 Esas 2009/6684 sayılı bozma ilamına uyulması sonrasında alınan ek bilirkişi raporu ile alacağın 1.137.452 USD olduğu taleple bağlı kalınarak 500.000,00 TL’nin davalı kooperatif ile davalılar ... ve ... mirasçılarından tahsiline karar verilmiştir.
Davalıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; mahkemece dava konusu imalât bedelinin davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesi doğru olmuş ise de, davalı arsa sahiplerinin imalât bedelinden sorumlu tutulması dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı ile kooperatif arasında dava konusu imalâtın tamamının davacıya bırakılmasına ilişkin sözleşmelere davalı arsa sahipleri taraf değildir. Sözleşmenin nispiliği prensibi uyarınca davacı ile davalı kooperatif arasında akdedilen eser sözleşmeleri ve devamındaki sözleşmelerin feshi davacı ile davalı kooperatifi bağlamakta olup davalı arsa sahipleri yönünden herhangi ... bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Davacı ile kooperatif arsa sahipleri ile akdettikleri arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenici sıfatında olup arsa sahiplerine karşı müştereken ve müteselsilen sorumludur, arsa sahipleri yüklenicilerin kendi aralarındaki sözleşmelere muvafakat etmiş iseler de arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleriden kaynaklanan haklarını saklı
tuttuklarını beyan etmişlerdir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri kural olarak mahkeme kararı veya sözleşmenin feshi konusunda taraf iradelerinin birleşmesi yolu ile feshedilebilir, dosya kapsamı itibariyle arsa sahipleri ile yüklenici davacı arasındaki sözleşmeler fiilen veya açıklanan şekillerde feshedilmemiş olup halen de geçerliliğini korumaktadır, kaldı ki davacı yüklenici ile davalı kooperatif kendi aralarındaki sözleşmeleri feshettikten sonra bile davacı tarafından davalı arsa sahipleri ..., ... ve ...’e ... 7. Noterliği 17.12.2002 tarih 017529 yevmiye 017528 yevmiye nolu ve 017530 yevmiye nolu ihtarnameler gönderilerek arsa sahiplerinin uhdelerinde bulunan daire ve dükkanların yüklenici sıfatıyla kendisine verilmesini isteyerek sözleşmenin ifasını talep etmiştir. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri feshedilmediği taktirde yüklenici tarafından yapılan imalât bedelinin istenemeyeceği tabidir, ayrıca yüklenici işin ifa ile sonuçlanması halinde arsa sahibi davalılardan tapuda ferağ isteme hakkına da sahiptir. Mahkemece açıklanan gerekçeler ile davalı arsa sahipleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde karar verilmesi hatalı olmuş kararın bu yönüyle uygun bulunması uygun bulunmuştur. Diğer yandan da davalı arsa sahiplerinden ...’in eşi ...’den intikâl eden mirası ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28.01.2009 tarihli kararı ile kayıtsız şartsız reddettiği anlaşıldığından davada taraf sıfatı kalmayan davalı yönünden de davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesinin gözetilmemesi de yerinde olmamıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerekir. Tereke temsilci özel kayyın niteliğinde olup atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır, bunun sonucunda mirasçıların davayı takip yetkisi sona erecek ve hükmün temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçecektir. Bu suretle 20.12.2018 tarihli geri çevirme kararında açıklandığı üzere; arsa sahiplerinden davalı ... yargılama sırasında 22.11.2009 tarihinde ölmüş olup, dosya içerisinde celp edilen ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/3 Esas 2010/42 Karar sayılı dosyası ile 22.07.2010 tarihinde terekenin tespiti ile tereke temsilcisinin atanmasına karar verildiği, 05.10.2015 tarihinde atanan tereke temsilcilerinin görevine son verilerek tereke temsilcisinin değiştirildiği, 25.06.2016 günü ise terekeden el çektirilmesine ve tereke temsilcisilerinin bu tarih itibariyle görevinin son bulduğuna karar verilmiştir. Mahkeme kararının tarihi olan 22.05.2015 tarihinde tereke temsilcisi bulunduğu halde hüküm davalı ... mirasçılarına tebliğ edilmiştir. Temyiz incelemesi yapan Yargıtay 23. Hukuk Dairesince de sehven ... tereke temsilcisine karar tebliğ edilmeden temyiz incelemesi yapılmıştır, mahkeme kararının usulüne uygun şekilde taraflara tebliği yapılmadan temyiz incelemesi yapılamayacağından Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2017 tarih 2015/8903 Esas, 2017/1732 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak yeniden yapılan temyiz incelemesinde kararın açıklanan gerekçeler ile bozulmasına, bu aşamada Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2017 tarih 2015/8903 Esas, 2017/1732 Karar sayılı bozma ilamına yönelik olarak davacı yüklenici ve davalı ...’in karar düzeltme itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenler ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi’nin 08.06.2017 tarih 2015/8903 Esas, 2017/1732 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılması ile yerel mahkeme kararının davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yararına BOZULMASINA, 1.480,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay'daki duruşmada vekille temsil olunan davalılar ..., ... ve ...'e verilmesine, ödediği karar düzeltme
peşin harcının istek halinde karar düzeltme isteyen davacıya geri verilmesine, 5766 sayılı Kanun'un 11. maddesi ile yapılan değişiklik gereğince Harçlar Kanunu 42/2-d maddesi uyarınca alınması gereken 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı ...'den, 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılar ... ve ...'den, 136,00 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'den, 218,50 TL Yargıtay başvurma harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı ...'e, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar ... ve ...'e, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalılar ..., ... ve ...'e iadesine, ödediği karar düzeltme ve temyiz peşin harçlarının istek halinde karar düzeltme isteyen davalı ...'e geri verilmesine, 30.04.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.