"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
... sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyiz konusu ... ada ..., ... ada ..., ... ada ..., ... ada ... ve ... ada ... parsel sayılı 1.408.26, 1.730.44, 49.48, 381.04 ve 5.583,97 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan intikal ettiği ve mirasçıları arasında terekesinin taksim edilmediği iddiasına dayanarak çekişmeli taşınmazların tapu kaydının miras payları oranında iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki haklara dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece, temyize konu taşınmazların müşterek murisin ölümünden sonra yapılan taksimde murisin oğlu ve davalının yakın miras bırakanı olan Yakup’a isabet ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir. Çekişmeli taşınmazların tarafların müşterek murisi ...’dan intikal ettiği sabit olup yapılan keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklar ittifakla; murisin ölüm gününden sonra erkek çocuklarının muristen kalan yerleri taksim ettiklerini, murisin kızı Ümmühan’a yer ayrılmadığını ifade etmişlerdir. Geçerli bir taksimin varlığı için tüm mirasçıların taksime katılmaları, temsil edilmeleri ya da rıza göstermeleri gerekmekte olup taksimi savunan davalı taraf tüm mirasçıların taksime katıldıklarını, temsil edildiklerini ya da rıza gösterdiklerini ispat edememiştir. Yöntemine uygun bir taksimin mevcut olmadığı anlaşıldığına göre davanın, davacıların miras payı yönünden kabul edilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Davacılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 16.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.