Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 538, 627, 760, 780, 786, 1328, 1332, 1333, 1334, 1712, 1714, 1738 parsel sayılı sırasıyla 25500, 37650, 11500, 21500, 5800, 35200, 6100, 9700, 4900, 7328, 3632, 6608 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar .., ... ve ... ile birleşen dosya davacısı ... tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 538 (yeni 101 ada 369 parsel), 627 (yeni 101 ada 400 parsel), 760 (yeni 264 ada 11 parsel), 780 (yeni 277 ada 11 parsel), 786 (yeni 275 ada 7 parsel), 1328 (yeni 282 ada 252 parsel), 1332 (yeni 282 ada 265 parsel), 1333 (yeni 284 ada 17 parsel), 1712 (yeni 264 ada 15 parsel), 1714 (yeni 202 ada 6 parsel), 1738 (yeni 283 ada 1 parsel) parsel sayılı taşınmazların payları oranında ... ve diğerleri adına, 1334 (yeni 284 ada 16 parsel) parsel sayılı taşınmazın ... ve diğerleri adına tescillerine, ayrıca taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm, birleşen dosya davacısı ... mirasçısı ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar.., ... ve .., Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdikleri dava dilekçesinde, hudutlarını belirtmiş oldukları dava konusu taşınmazlar için irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak miras payları oranında ... mirasçıları adına tescil talebiyle dava açmışlardır. Birleşen dosya davacısı .., Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğu 05.04.1966 tarihli dilekçe ile, davacıların dava konusu ettiği taşınmazların bir kısmının öncesinin ...'e ait olduğunu kendisinin 1949 tarihli senetle ... mirasçılarından satın aldığını, bir kısmının ise, bizzat kendisince edinilen veya murisi ... tarafından edinilip, sonradan kendisine intikal eden taşınmazlar olduğunu belirterek davacıların açtığı davanın reddini talep etmiş; sunduğu dilekçe harçlandırılıp yeni esasa kaydedilmiş, sonrasında verilen kararla davacıların açtığı dosyayla birleştirilmiştir. Davacılar .., ... ve ... ile birleşen dosya davacısı ... tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava, davaya konu parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda çekişmeli 538, 627, 760, 780, 786, 1328, 1332, 1333, 1712, 1714, 1738 parsel sayılı taşınmazların kök muris ...'dan mirasçılarına intikal ettiği, mirasçılardan .....'in 1940'ta haricen hisselerini ...'a satarak zilyetliği devrettiği, ... mirasçılarından ..., ... ve ...'nin 12.10.1949 tarihli senetle taşınmazlardaki hisselerini ...'a devrettikleri, 1334 parsel sayılı taşınmazın ise ...'dan mirasçılarına intikal ettiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, dosya içerisinde bulunan nüfus kayıtlarına göre, aleyhine hüküm kurulan davacı ...'ın mirasçılarından olduğu anlaşılan ... ile ... (...)'in davaya dahil edilmediği anlaşılmaktadır. Taraf teşkili dava koşullarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında re'sen göz önünde bulundurulması zorunludur. Bu nedenle mahkemece öncelikle, davacı ... mirasçıları ... ve ... (...) adlarına tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmalı ve davaya dahil edilen mirasçılardan davaya ilişkin delilleri sorulup, usulünce toplandıktan sonra, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmaz tutanak ve varsa dayanakları da getirtilerek, çekişmeli taşınmazları iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız mahalli bilirkişi, mümkünse tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile mahallinde yeniden keşif yapılmalı, mahkemece; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi gereğince davada taraf olmayan kişiler yönünden de re'sen değerlendirme yapılacağı göz önünde bulundurularak mahkeme gerekçesinde kabul gören tutanak içeriklerinin doğru olup olmadığı sorularak denetlenmeli, mahalli bilirkişi, taraf tanıkları ve tespit bilirkişi beyanları ile önceki keşif beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, ondan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece taraf teşkili sağlanmadan ve yukarıda belirtilen diğer hususlar göz ardı edilerek; içeriğinin doğru olup olmadığı tartışılmaksızın tutanakların edinme sebebi bölümlerinde belirtilen sebepler esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacı ... mirasçısı ... ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***