Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucunda .... Köyü çalışma alanında bulunan 101 ada 90 parsel sayılı 142.386,92 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek ham toprak niteliği ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, çekişmeli 101 ada 90 parsel sayılı taşınmazın 23.06.2014 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle karar verilmiş ise de; yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Dava konusu 101 ada 90 parsel sayılı taşınmaz, ham toprak niteliği ile davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayanarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ... ve davacı tanıkları, çekişmeli taşınmaz bölümünün 30-35 yıldır tarım arazisi olarak kullanıldığını beyan etmişlerdir. Ziraat bilirkişisinin raporunda, çekişmeli taşınmaz bölümünün meyilli olması sebebiyle kullanıma müsait olmadığını ancak bu yerin 30-40 yıldan beri kullanıldığı bildirilmiş, jeoloji mühendisi bilirkişinin raporunda ise taşınmazın 1975 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında kullanılmayan taşınmaz olarak göründüğü bildirilmiştir. Ziraat bilirkişi raporunun kendi içindeki çelişkisi giderilmediği gibi jeoloji mühendisi bilirkişi raporu ile ziraat bilirkişi raporu, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiş, taşınmaz üzerinde tespit tarihine kadar davacı lehine 20 yıllık zilyetlik süresinin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunda tereddüt hasıl olmuştur. O halde; doğru sonuca varılabilmesi için tespit tarihinden geriye doğru en az 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin yüksek çözünürlüklü hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ise, İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalıdır. Bundan sonra, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendislerinden oluşacak bilirkişi heyeti aracılığıyla yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve tarafların göstereceği zilyetlik tanıklarından taşınmazın hangi tarihten beri kim tarafından kullanıldığı ve zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğü hususları maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde stereoskop ile jeodezi ya da fotogrametri uzmanlarından oluşacak heyete inceleme yaptırılmalı, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulundan taşınmazın niteliği, zilyetliğin süresi, şekli, çekişmeli taşınmaz bölümü ile taşınmazın kalan kısmını karşılaştırır, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,

29.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***