Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPT... VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 296 ada 21, 23, 24, 25, 26 parsel sayılı sırasıyla 99.37, 623.25, 703.31, 1256.44, 2828.23 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı ve harici taksim, 296 ada 22 parsel sayılı 107.06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle ... oğlu ... ve müşterekleri adına tespit ve 11.07.1991 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... ve müşterekleri, kadastro öncesi; tapu kaydı, harici satın alma, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, kadastro sonrası; TMK 713/2 maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 11.05.2012 tarihinde tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Davacı ... ve müşterekleri tarafından kadastro öncesi harici satın alma, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle reddi kararında bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ... ve müşterekleri vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

2- Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın tamamının reddine dair hüküm kurulmuşsa da, verilen karar dosya kapsamına ve yasaya uygun düşmemektedir. Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde; “Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” denmektedir. Davacı ... ve müşterekleri, kadastro öncesi hukuki sebep dışında, tapu m...kleri ... ve ...'in 20 yıl önce öldüğünü ve ölümlerinden sonra çekişmeli taşınmazlarda hiç intikal işlemi yapılmadığını belirterek 4721 sayılı TMK'nın 713/2. maddesi gereğince kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine de dayanmıştır. Dolayısıyla dava, bu yönüyle kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanmamaktadır. Bu nedenle, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hakdüşürücü süre burada uygulanamaz. Mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yanlış değerlendirme ile davanın tamamının hak düşürücü süreden reddine dair hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı ... ve müşterekleri vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının temyiz eden davacılara iadesine, 29.12.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.

***