"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., ... İlçesi, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve 2009 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 29.04.2011 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, ... Köyü, 125 ada 10 nolu parsel ile 102 ada 93 nolu parsel arasında kalan ve kadastro tespiti sırasında tescil harici yol olarak bırakılan, fen bilirkişileri ... ve ...'in 25.10.2014 tarihli raporları ekindeki krokide (A) harfi ile gösterilen kırmızı ile boyalı 230,69 metrekare miktarındaki kısmın, ... İli, ... İlçesi, ... Köyü, 125 ada 10 parsel sayılı taşınmaza eklenmesi sureti tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., Köy Tüzel Kişiliği vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ..., kendisinin 3/8 hisse ile kayden malik olduğu 125 ada 10 parsel sayılı taşınmaza komşu tescil harici bölümün bir kısmının 125 ada 10 parsel aleyhine genişletildiği iddiasına dayanarak dava açmış ve dava konusu bölümün 125 ada 10 parsel sayılı taşınmaza tevhiden tescili talebinde bulunmuştur. Davacı, tescil harici bırakılan bölümün 125 ada 10 parselin bir parçası olduğu iddiasına dayandığına ve dava konusu taşınmazın 125 ada 10 parsele eklenmek sureti ile tescilini talep ettiğine göre; 125 ada 10 parsel sayılı taşınmazın davacı dışındaki kayıt malikleri ..., ... ve ...'in de davada yer alması zorunludur. Paylı (müşterek) mülkiyet halinde bir paydaşın diğeri adına dava açma yetkisi olmadığı kuşkusuzdur. Taraf koşulu dava şartlarından olup, mahkemece bu şart yerine getirilmedikçe davanın esasına girilerek hüküm kurulması olanaksızdır. Hal böyle olunca; mahkemece, davacıya diğer paydaşların da davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınması bu şekilde taraf teşkilindeki eksikliğin tamamlanması halinde yargılamaya devamla tüm deliller birlikte değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemiş olması isabetsiz olduğu gibi, TMK'nın 713/4. ve 5. maddelerinde düzenlenen yasal ilanlar yaptırılmaksızın hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.