"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında 3729, 3730, 3731, 3581 parsel sayılı 2750, 20.900, 12.500, 7550 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davalı olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle, 3652, 2066, 1880, 1494, 1493, 1918, 3651, 1706, 759, 3609, 3610, 1705 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar ise 72 pay kabul edilerek 12 pay ..., 4'er pay ..., ..., ..., 8'er pay ..., ....12'şer pay ..., ... adına, 5398 ve 5837 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar 144 pay kabul edilerek 24 pay ..., 8'er pay ..., ..., 16'şar pay ..., ..., ... (....), 24'er pay ..., ..., 2 pay ..., 1'er pay , ..., ..., ..., ... adına tespit edilmiştir. Kadastro tespitinden önce ... ve arkadaşlarının Hazine ve diğerlerini davalı göstermek suretiyle, sınırlarını belirttikleri taşınmazların kök muris ...'tan geldiğini öne sürerek tüm mirasçılar adına tescil istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları davanın, takip edilmemesi nedeniyle 29.12.1988 tarihinde açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı ... ise kadastro tespitine karşı askı ilan süresi içinde taşınmazların kök muris ...'a ait olup, ölümüyle mirasçıları arasında yapılan taksim ve pay satın alma nedeniyle 72 pay üzerinden 38 payının kendi adına, 34 payın kardeşi ... adına tescili istemiyle kendisi ve kardeşi ... dışındaki diğer tespit maliklerini davalı göstermek suretiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazların talepte belirtilen paylarla ... ve ... adına tesciline karar verilmiş ve kararın temyiz edilmeksizin 01.07.1997 tarihinde kesinleşmesi üzerine tapu kaydı oluşmuştur.
Davalı ... kızı ..., davadan haricen haberdar olduğunu, kendisine hükmün tebliğ edilmediğini öne sürerek 11.04.2002 yılında temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesince; davalı ...'ya yapılan tebligatın geçersiz olması nedeniyle verilen kesinleşme şerhinin ve buna dayalı olarak oluşturulan tapu kayıtlarının geçersiz olduğu, bundan ayrı olarak taşınmazlar hakkında yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz bulunduğu belirtilerek taşınmazların tutanaklarında yazılı tapu kayıtlarının usulüne göre uygulanması, mirasçılar arasında yapıldığı iddia edilen pay satışları hususunda taraflardan beyan alınması ya da belge istenmesi; özellikle davalı ... kızı ... payının kardeşleri ... ve ...'e satılıp satılmadığı üzerinde yeteri kadar durulması, bir kısım taşınmazların tespit gününden önce açılan dava kapsamında olması nedeniyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. maddesi uyarınca lüzum görülecek tüm delillerin re'sen toplanarak gerçek hak sahibi adına tesciline karar verilmesi gereğine değinilerek hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak ve malik hanesi açık bırakılan taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesinden sonra açılmamış sayılmasına karar verilen (yukarıda anılan) tescil istemli dava dosyası ile aktarılan dava kapsamında kalan yerlerden olduğu gerekçesiyle malik hanesi açık bırakılan 3766 ve 3765 parsel sayılı taşınmazlara ait tutanak asılları da dosya arasına konularak yargılamaya devam olunduğu sırada ..., Mahkemece verilen önceki günlü hükmün kesinleşmesi ve tapuya tescil edilmesi sonucunda 5398 parsel sayılı taşınmazda ... adına oluşan payın 29/144'unu iyiniyetli olarak kayden satın aldığını, yine aynı şekilde ... de 3651 ve 3652 parsel sayılı taşınmazlarda ... adına oluşan payın 34/72'şer payını kayden satın aldığını öne sürerek bu payların adlarına tescili istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı ... ve arkadaşlarının açtığı (bir kısım taşınmazların malik hanelerinin açık bırakılma nedeni olan) davanın reddine, davacı ...'in açtığı kadastro tespitine itiraz davasının kısmen kabulüne, müdahiller ... ve ...'in taleplerinin reddine; 759 parsel sayılı taşınmazın ... adına tapuya tesciline, 3729, 3730, 3731, 3581, 3765, 3766 parsel sayılı (malik haneleri açık bulunan) taşınmazlar her birinin tamamı 72 pay kabul edilerek 38 payının ... mirasçıları, 34 payının ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline, 2066 parsel sayılı taşınmazın 720 pay üzerinden 141 payın yarısının ... mirasçıları diğer yarısının ... mirasçıları, 47 pay İsmail Altıok mirasçıları, 78 pay ..., 94 pay ..., 94 payın yarısının ..., diğer yarısının ... mirasçıları, 94 payın yarısının ... mirasçıları diğer yarısının ... mirasçıları, 188 pay ... mirasçıları adına tapuya tesciline, 3651, 3652, 5398, 5837, 3609, 3610, 1880, 1918, 1493, 1494, 1705, 1706 parsel sayılı taşınmazların her biri 72 pay kabul edilerek 12 payın yarısının ... mirasçıları, diğer yarısının ... mirasçıları, 4 payının İsmail Altıok mirasçıları, 12 payının ..., 8 payının ..., 8 payın yarısının ..., diğer yarısının ... mirasçıları, 12 payın yarısının ... mirasçıları diğer yarısının ... mirasçıları, 16 payın ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili, davacı ...'in bir kısım mirasçıları vekili, müdahiller ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı Hazinenin temyiz istemi malik hanesi açık bırakılan taşınmazlara ilişkin olup dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 3729, 3730, 3731, 3581, 3765, 3766 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2- Davacı ...'in bir kısım mirasçıları vekilinin 759 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki temyiz itirazları yönüyle; Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle 759 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,
3- 3651, 3652, 5398, 5837, 3609, 3610, 1880, 1918, 1493, 1494, 2066, 1705, 1706 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; sözü edilen taşınmazlar yukarıda anlatıldığı üzere tapu kaydı, miras yoluyla gelen hak ve intikal nedeniyle ... mirasçıları adına paylı olarak tespit görmüş, aynı zamanda tespitte paydaş olan davacı ... tarafından mirasçılardan pay satın alma iddiasıyla 38 payın kendi adına 34 payın da kardeşi ... adına tescili istemiyle askı ilan süresinde kadastro tespitine itiraz davası açılmış, yapılan yargılama sonucunda Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne, taşınmazların talep gibi tesciline karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmediği belirtilerek verilen kesinleşme şerhi üzerine ilam Tapu Müdürlüğünce infaz edilerek taşınmazlar hakkında sicil (tapu kaydı) oluşmuştur. Yaklaşık 5 yıl kadar sonra davalı ...'nın ilamın usulsüz tebligatla kesinleştirildiğini öne sürerek temyiz talebinde bulunması üzerine geri çevirme kararı ile diğer davalılara da mahkeme hükmünün usulüne uygun tebliği sağlanmış olup, başka temyiz olmaması nedeniyle davalı ... dışındaki davalılar yönünden aleyhe olan önceki hükmün kesinleştiği kuşkusuzdur. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 30/2. madesinde öngörülen sebepler dışında mahkemenin kendiliğinden delil toplama yetkisi ve gerçek maliki belirleme hakkı bulunmayıp, taraflar iddia ve sebepleriyle bağlı olduğu gibi, davacının kendisi dışında başkası adına talepte bulunma yetkisi de bulunmamaktadır.
Somut olayda; her ne kadar söz konusu bu parseller yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunun'nun 30/2 maddesinin uygulama yeri olmayıp; davacı ...'in, kardeşi ... adına dava açmaya hakkı bulunmadığı açık ise de, verilen önceki günlü kararla, davalıların paylarının iptali ile ... adına tesciline ilişkin hükmü temyiz etmeyen (Kezziban dışındaki) davalıların payı yönünden ... lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Mahkemece bu kez, bu hak gözetilmeksizin daha önce ... lehine tescile karar verilen bu payların davalılar üzerinde bırakılmış ve temyize konu bu hüküm ... mirasçıları tarafından temyiz edilmemiş olması karşısında bu kez de davalılar yönüyle usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Önceki günlü hükmün (usulsüz tebligat sonucu) sehven kesinleştirilmesi sonucunda 5398 parsel sayılı taşınmazda ... adına oluşan paydan bir kısmını kayden satın alan müdahil ... ile 3651 ve 3652 parsel sayılı taşınmazlarda yine ... adına oluşan payları satın alan müdahil Ahmet Demir yönüyle yukarıda anlatılan usuli kazanılmış haklar gözetilmeyerek ve kayden satın alan müdahillerin davalı ...'nın payı dışında kalan payları yönüyle yine müdahiller üzerinde bırakılması düşünülmeden ... ile müdahiller arasındaki kayden pay satışının usulsüz olarak değerlendirilmesi isabetsiz olduğu gibi ayrıca; önceki günlü hükümle çekişmeli bu taşınmazların 38/72 payının davacı ... adına tesciline karar verildiği ve önceki günlü hükmü temyiz eden ...'nın payı dışında ... adına tesciline karar verilen diğer davalıların payları yönüyle ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan, bozmadan sonra yapılan pay hesabı isabetsiz olduğu gibi kabule göre de, hüküm yerinde ...'e hangi gerekçeyle 2066 parsel sayılı taşınmazda 344,5/720 pay, diğer taşınmazlarda ise 32/72 pay verildiğinin açıklanmamış olması da isabetsiz olup, davacı ...'in bir kısım mirasçılarının vekili ile, müdahiller ... ve ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile 3651, 3652, 5398, 5837, 3609, 3610, 1880, 1918, 1493, 1494, 2066, 1705, 1706 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden müdahillere iadesine, 19.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.