Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVATÜRÜ: KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı ..., dava dilekçesi ile ... İlçesi, ... Köyü'nde bulanan bazı taşınmazların murisine ait olduğunu iddia ederek, bu taşınmazlardaki miras hissesinin adına tespit edilmesi talebiyle 28.3.2013 tarihinde dava açmış, yargılama sırasında dava konusu olan parsellerin 142 ada 1, 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 15, 17, 147, ada 1, 148 ada 1, 2, 3, 149 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 173 ada 11, 176 ada 4, 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar olduğunu belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesine göre; "Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine re'sen devrolunur." Somut olayda; dava, kadastro tespitinden önce 28.3.2013 tarihinde genel mahkemede açılmıştır. Çekişmeli taşınmazlarla ilgili kadastro tespiti dava tarihinden sonra 21.08.2013 ve 22.08.2013 tarihlerinde yapılmış, tutanaklar askı ilan süresi sonunda 06.03.2014 tarihinde kesinleştirilmiştir. Çekişmeli taşınmazlara ilişkin davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken aktarılmaması ve kadastro tutanaklarının kesinleştirilmeleri yasa hükümlerine aykırı olduğundan davacı yönünden kadastro tespitinin henüz kesinleşmediğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca; görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup, re'sen gözetilmesinin zorunlu olduğu göz önüne alınarak ve mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine gönderilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***