"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "dava ve temyize konu, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı belirtilmiş; Hazinenin temyiz itirazları yönünden ise, mahallinde yeniden keşif yapılarak, ziraat mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisinden oluşacak uzman bilirkişi heyeti aracılığı ile hava fotoğrafı incelemesi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.106,48 metrekare yüzölçümündeki bölümün davacılar Hasan, Alime, Hüseyin ve ... adlarına tesciline, (B) harfi ile gösterilen 558,07 metrekarelik bölümün bozma ilamına konu edilmediğinden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemenin bozma ilamı öncesi verilen hükmüyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği ve hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine dair hükmün, Dairemizin 08.05.2014 tarih 2014/658 Esas, 2014/5683 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kesinleşen hususların temyizen incelenmesi mümkün olmadığına ve son kararla davacılar aleyhine yeni bir hüküm de oluşturulmadığına göre, hükmü temyiz etmede hukuki yararı bulunmayan davacılar vekilinin temyiz inceleme isteminin REDDİNE, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine,
2- Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Mahkemece, çekişmeli taşınmaz bölümünde davacılar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesinde düzenlenen zilyetlikle taşınmaz edinme koşularının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermek için yeterli bulunmamaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla lehine bozma kararı olan taraf yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi zaruridir. Hükmüne uyulan bozma ilamında; üç ayrı evreye ilişkin hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılarak taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ve taşınmazın ekonomik amaca uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi, ziraatçı bilirkişiden taşınmazın belirtilen dönem içerisindeki niteliğini ve kullanım durumunu gösterir rapor alınması hususuna işaret edilmesine rağmen, bu hususlarda, ziraatçı ve jeodezi uzmanı bilirkişilerin bilimsel veri içermeyen, taşınmazın kullanım durumunu ve toprak yapısını açıklamaktan uzak, yetersiz ve denetime elverişli olmayan raporlarına dayanılarak karar verilmiş olması nedeniyle bozma gereklerinin yerine getirilmediğinden söz edilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesi en az üç ayrı zaman dilimine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından tarihleri açıkça yazılmak suretiyle getirtilip, dosya tamamlandıktan sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yapılacak keşifte; usulünce zilyetlik araştırması yapılmalı, bu kapsamda, belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde, jeodezi ve fotogrametri mühendisine inceleme yaptırılarak, çekişme konusu taşınmaz hava fotoğraflarında gösterilmeli ve bu yerin önceki ve şimdiki niteliğinin, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığının, imar-ihyaya muhtaç olup olmadığının ve zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın kime ait olduğu, öncesinde kim tarafından kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; ziraatçı bilirkişi kurulundan, taşınmazın toprak yapısını, bitki örtüsünü, imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, taşınmaza ait fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlettirilmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece açıklanan hususlar gözetilmeksizin, bozma ilamına aykırı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !