"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "205 parsel sayılı taşınmazın (A) bölümüne yönelik tapu iptal tescil istemi ile ilgili, 205 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 19.01.1976 tarihinde kesinleşmiş olması nedeniyle gerekçe kısmında hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddinden bahsedilmesine rağmen, hüküm fıkrasında 205 parselin (A) bölümü ile ilgili davanın reddine dair hüküm kurulmamış olmasının ve fen bilirkişisi rapor ve krokisinde (B) harfiyle gösterilen tescil harici kısım dava konusu edilmediği ve usulüne uygun ıslah talebi de olmadığı halde (B) harfiyle gösterilen kısmın dava kapsamında kabul edilip, hakkında tescil hükmü kurulmasının isabetsizliği belirtilerek, davacı tarafa davasını yöntemince ıslah etmesi için süre verilmesi, Hazine ve ilgili kamu tüzel kişilerine yasal hasım olarak husumetin yöneltilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra, taşınmaz başında usulüne uygun şekilde keşif yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, 205 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın reddine, fen bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 698,19 metrekarelik tescil harici bırakılan taşınmazın davacı ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 4721 sayılı TMK'nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddelerine dayalı olarak açılan tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir. TMK'nın 713/3. maddesi uyarınca, bu nitelikteki davalarda Hazine ve ilgili kamu tüzel kişiliğine birlikte husumet yöneltilmesi zorunludur. Yasal hasım konumundaki tüzel kişiler davaya dahil edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulması mümkün değildir. Somut olayda dava, Hazine aleyhine açılmış ve yargılama sırasında Kemalpaşa Belediyesi davaya dahil edilmiştir. Ancak karar tarihinden önce yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince, çekişmeli taşınmaz bölümünün bulunduğu İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sınırları, il mülki sınırları olarak belirlendiğinden, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nın da yasal hasım olarak davada taraf olması gerektiği gözden kaçırılarak, mahkemece usulünce taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm verilmesi cihetine gidilmiştir. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilemez.
Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde, dahili davalıdan davaya ilişkin savunmaları ve delilleri sorulmalı, bildirmesi halinde delilleri toplanmalı ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Öte yandan, tescil davalarında TMK'nın 713/4. ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli yerel ve gazete ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiği halde mahkemece, bu hususun göz ardı edilmesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları anılan sebeplerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.