Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ

KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 205 ada 14 parsel sayılı 599.75 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle iştiraken ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve satın alma iddiasına dayanarak taşınmazın tamamına yönelik; davacılar ... ve ... ise, miras yoluyla gelen hakka ve satın alma iddiasına dayanarak, taşınmazın 1/2 hissesine yönelik olarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda davacı ...'in ve davacı ...'ın davasının reddine, davacı ...'ın davasının kabul beyanları nedeniyle kısmen kabulüne; çekişmeli 205 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 1/5 hissesinin miras payları oranında ...mirasçıları, 1/5 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları, 1/5 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları, 2/5 hissesinin ... adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, 12.06.2015 tarihli duruşmada verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın keşif için gerekli masrafları yatırmadığı, bunun sonucu olarak toplanan deliller ve dosya kapsamı ile hükmü temyiz eden davacı ...’in iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davacı ...’in davasının reddine, davalılardan ... ve ...'ın davacı ...'ın davasını kabul etmeleri nedeniyle davacı ...'ın davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan değerlendirme dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Davacı ..., çekişmeli taşınmazın dedesi olan müşterek muris ...’den intikal ettiğini, babası ...’in 1/4 miras hissesi bulunduğunu, amcası ...’e ait 1/4 hisseyi de mirasçılarından kendilerinin satın aldığını belirterek, taşınmazın 1/2 hissesinin ... mirasçıları adına tescilini istemiştir. Birleşen dosya davacısı-davalı ... ve ... ise, çekişmeli taşınmazın 1/4’er hisseyle ..., ... ve ...’e ait olduğunu...’a ait 1/4’er hissenin murisleri ...’a devredildiğini, ondan da kendilerine intikal ettiğini belirterek dava açmışlardır. Davalılar ... ve ..., çekişmeli taşınmazın muris ...’den intikal ettiğini kendilerinin ve diğer kardeşlerinin hisselerini kardeşleri ...’a sattıklarını belirtmişler; bir kısım davalılar da, çekişmeli taşınmazın dayanak tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamı ile murisleri ... mirasçıları adına tescil edildiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır. Davalılar, müşterek muris ...’in kızı ...’ın mirasçılarıdır. Çekişmeli taşınmaz, tapu kaydına dayanılarak ...’ın eşi ... mirasçıları adına tespit edilmiştir. Mahkemece mahallinde yapılan 11.06.2007 tarihli keşifte dinlenen yerel bilirkişi, tespit bilirkişiler ve davacı tanıkları genel olarak, çekişmeli taşınmazın müşterek muris ...’den intikal ettiğini belirtmişler; davacı tanığı olarak dinlenen ...mirasçısı ... ile tanık ... olarak, ... ile ...’in hisselerini davacı ... ile ...’a sattıklarını beyan etmişlerdir. Bu beyanlar karşısında, ispat külfetinin artık davalı tarafa geçtiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle keşif masraflarının davacı tarafça karşılanmasına ilişkin mahkeme ara kararı yerinde olmadığı gibi, bir an için davacının keşif masraflarını ödemekle yükümlü olduğu kabul edilecek olsa dahi; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesinin, mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için, ara kararda keşif harçları ile yerel bilirkişi adayları, tanık, teknik bilirkişilere verilecek ücretler, vasıta parası ve yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul ve belirli bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için uygun bir sürenin bulunması gerekmektedir. Mahkemece, resen 2. kez keşif yapılması kararlaştırılan ve hükme esas alınan 12.06.2015 tarihli ara kararında, şahıslar arasındaki davada gerek bulunmamasına rağmen keşfe orman bilirkişisi götürülmesine ve mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin davetiye ile çağrılmaları yerine kollukça hazır edilmelerine karar verilmiştir. Dolayısıyla hükme esas alınan keşif ara kararı da yasaya uygun düzenlenmemiştir. Bu nedenle mahkemenin, hükmü temyiz eden davacı ...’in davasının reddine ilişkin kararı isabetsiz olup, davacı ...’in temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***