Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, Kireçli Köyü çalışma alanında bulunan 153 ada 7 parsel sayılı 2.133,81 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/3’er hisseyle ..., ... ve ölü... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ... ve... mirasçısı ..., satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davalı ... payına yönelik olarak tapu iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir

Davacılar, dava konusu 153 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 30.07.1977 tarihli senetle davacı ... ve davacı ...’ın babası... tarafından...’dan satın alındığı ve davalı ...’ın taşınmazda hiç bir zaman zilyet olmadığı iddiasıyla, davalı ... hissesinin iptali ve adlarına tescili istemiyle dava açmışlar; davalı ... ise, dava konusu taşınmazı babaları Koçali’nin satın aldığını ve sağlığında kendisiyle davacılara verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, her ne kadar mahalli bilirkişiler beyanlarında dava konusu edilen yerin satım senedine konu edilen yer olduğunu beyan etmişler ise de senette adı geçen davacı ...'ın davadan feragat ettiği, diğer davacı ...’ın babası...'ın senet metninde imzasının bulunmadığı, senet metninde adı geçenlerden şahit ...'ın senet konusu edilen yeri gösteremediği, dava konusu taşınmazın satım senedine konu yerden miktarca fazla olduğu göz önüne alındığında davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar, dava konusu taşınmazı ... ve...’ın, ...’dan satın aldığını beyan etmekle davacı tarafça iddia edilen satın alma hususunu doğrulamışlardır. Davacı tarafın dayandığı satış senedinin geçersiz olduğu kabul edilecek olsa dahi, tapusuz taşınmazlarda satın alma ve zilyetlik hususu her türlü delille kanıtlanabilir. Ne var ki mahkemece çekişmeli taşınmazın zilyetlik durumu yeterince araştırılmamış; yerel bilirkişi ve tanıklardan taşınmazı davacılara sattığı belirtilen...’nın zilyetliği devredip devretmediği, taşınmaz üzerinde zilyetliğin ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü detaylı şekilde sorulmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece mahallinde yaşlı, tarafsız, taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, üçüncü kişi tarafından davacı tarafa satıldığı belirtilen çekişmeli taşınmazın zilyetliğinin satışla beraber devredilip devredilmediği, satışın ne zaman gerçekleştiği, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü detaylı şekilde sorularak, davalı ... hissesi yönünden hükmü temyiz eden davacı ... lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, fen bilirkişisine keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra satış senedinin başlı başına mülkiyet belgesi olmadığı göz önünde bulundurulmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davacı ...’ın temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***