"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi Gözübüyük Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 242 ada 1, 246 ada 68, 77, 248 ada 7, 260 ada 9, 262 ada 2 parsel sayılı sırasıyla 3.587.66, 120.11, 2.387.58, 199.86, 96.47, 1.069,83 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 247 ada 1 parsel sayılı 440,23 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına ve 248 ada 8 parsel sayılı 399,20 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların muris ...’den intikal ettiği iddiasına dayanarak tapu iptali ve mirasçılar adına payları oranında tescili istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında müdahiller ...ve ... aynı nedene dayanarak miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemiyle davaya katılmışlar, sonrasında müdahil ...’un ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil olmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 242 ada 1, 246 ada 68, 77, 247 ada 1, 248 ada 7, 8, 260 ada 9 ve 262 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına olan tapu kayıtlarının davacıların murisi ...'e ait 23.10.2013 tarihli ve müdahillerin murisi ...'a ait 15.02.2016 tarihli veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacı ve müdahiller adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ...ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava konusu 242 ada 1, 246 ada 68, 77, 248 ada 7, 260 ada 9 ve 262 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı ..., çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’den intikal ettiği iddiasıyla dava açmış, yargılama sırasında müdahiller ...ve ... aynı nedene dayanarak davaya katılmışlardır. Davalı ..., dava konusu taşınmazların muris ile bir ilgisinin olmadığını, bir kısmını üçüncü kişilerden satın aldığını ve taşınmazlara 40-50 yıldır zilyet olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu taşınmazların muris ...’e ait olduğu, sağlığında veya ölümünden sonra taksim yapılmadığı gerekçesiyle taşınmazların tapu kaydının davacı ve müdahillerin miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve taraf tanıklarının her bir taşınmaz için ayrı ayrı beyanları alınmamış, yalnızca taşınmaz üzerinde bulunan eve yönelik olarak beyanda bulunmuşlardır. Kaldı ki bu taşınmazlardan yalnızca 242 ada 1 parsel üzerinde ev bulunduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla yerel bilirkişi ve tanıkların yetersiz ve soyut içerikli beyanlarından çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’den intikal edip etmediği anlaşılamamaktadır.
Hal böyle olunca doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, çekişmeli taşınmazları iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve yansız mahalli bilirkişiler ile taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’den mi intikal ettiği yoksa davalının iddia ettiği gibi üçüncü kişiden mi satın alındıkları, taşınmazlar üzerindeki zilyetliğin ne zamandan beri, kim tarafından ve ne şekilde sürdürüldüğü hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan her bir taşınmaz için ayrı ayrı maddi olaylara dayalı ve somut beyanları alınmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, çelişkinin giderilmemesi halinde hangi beyana üstünlük tanındığının gerekçesi karar yerinde gösterilmeli; fen bilirkişisine, keşfi takibe ve denetlemeye imkan verir rapor ve kroki düzenlettirilmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlarda yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
2- Dava konusu 247 ada 1 ve 248 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı ..., çekişmeli taşınmazların muris ...’den intikal ettiği iddiasına dayanarak tapu iptali ve ... mirasçıları adına tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında müdahiller ...ve ... aynı nedene dayanarak miras payları oranında tapu iptali ve tescil istemiyle davaya katılmışlardır. Mahkemece, 13.12.2013 tarihli celsede davacı vekiline muris ...'in tüm mirasçılarının davaya muvafakatının sağlanması veya terekeye temsilci atanması için kesin süre verilmiş, bir sonraki celse davacı vekili kesin süre gereğini yerine getiremeyeceklerini belirterek mevcut haliyle yargılamaya devam edilerek karar verilmesini istemiştir. Mahkemece dava konusu taşınmazların muris ...’e ait olduğu sağlığında veya ölümünden sonra taksim yapılmadığı gerekçesiyle taşınmazların tapu kaydının davacı ve müdahillerin miras payı oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Davacı vekilinin davaya mevcut haliyle devam edilmesine yönelik açık beyanı karşısında, davacı ...’in davasının da miras payına yönelik olduğunun kabulü gerekir. Ne var ki dava tarihi itibariyle davacı ve müdahillerin murisi ...’in mirasçısı olan davalılar ... ve ...’in babası ...’in sağ olması nedeni ile davalılar ... ve ...’in muris ... terekesine göre 3. kişi durumunda bulundukları ve ...’in terekesinin de elbirliği hükümlerine tabi olduğu anlaşılmaktadır. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların tereke malları üzerinde belli pay veya payları olmayıp, hakları terekenin tamamını kapsar. TMK'nın 702. maddesine göre topluluk devam ettiği sürece tasarrufi işlemlerde tüm ortakların oybirliğiyle karar vermeleri zorunludur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, bu taşınmazlar yönünden 3. kişiye karşı miras payına yönelik açılan davanın dinlenme olanağının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle esasa ilişkin karar verilmiş olması isabetsiz olup, davalı ... ve ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.