Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... İlçesi Gümüşdamla Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 106 ada 3 parsel sayılı 417,63 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, 1/2'şer paylarla davalılar...ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapuda kendi adına kayıtlı bulunan 106 ada 2 parsel sayılı taşınmaza dahil olması gereken bir bölümün, davalılara ait çekişmeli parsel içerisinde tespit ve tescil edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, bu bölümün adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 106 ada 3 parsel nolu taşınmazın fen bilirkişisinin 19.04.2016 tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfi ile turkuaz renk ile gösterilen 125,62 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıtlı 106 ada 2 parsel nolu taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Karaarslan vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın fen bilirkişisinin raporunda (A) harfi ile gösterilen 125,52 metrekarelik kısım ile (B) harfi ile gösterilen 37,70 metrekarelik kısım olduğu, dava konusu taşınmazın davacının dedesi ...'a ait olduğu, ondan davacının annesi ...’ye, ...’den de davacıya kaldığı ve davalılarla alakasının olmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; Mahkemece, yargılama sırasında 09.09.2015 tarihli celsede verilen ara kararı ile, taraflara tüm delillerini bildirmeleri için süre verilmiş olup, davalı taraf verilen süre içerisinde delil ve tanıklarını dilekçesinde bildirmiştir. Bilahare keşfe ilişkin 27.01.2016 tarihli ara kararında, "önceki ara kararlar doğrultusunda mahallinde 18.04.2016 günü saat 10.30'dan itibaren keşif yapılmasına" karar verilmiş ve keşfe ilişkin 14.10.2015 tarihli önceki ara kararda davalı tanıklarına keşif gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmesine karar verilmediğinden, davalı tanıklarına 18.04.2016 tarihli keşif gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmamış ve tanıkların tümünün keşif mahallinde hazır bulunmasına imkan tanınmamıştır. Ayrıca, keşif mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları ile davalı tanığı olarak dinlenen ...’ın beyanları çelişkili olduğu halde, bu çelişki de yöntemince giderilmemiştir. Bu şekilde eksik araştırma inceleme ile hüküm kurulamaz.

O halde sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, yerel bilirkişi ve tanıkların tümünün HMK'nın 243, 244, 259 ve 290. maddeleri gereğince davetiyeyle keşif yerine çağırılmaları suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte taşınmazlar arasındaki ortak sınırın neresi olduğu yer bilirkişi ve her bir tanıktan ayrı ayrı sorularak belirlenmeye çalışılmalı, ayrıca mahalli bilirkişi ve tanıklardan ihtilaflı olan bölüme kadastro tespit günü itibariyle kimin, hangi tarihten itibaren, ne şekilde ve hangi sıfatla zilyet olduğu sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanları ile davalı tanığı ...'ın beyanları arasında oluşan çelişkilerin ve ikinci keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında oluşabilecek çekişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı; bu şekilde taraflar arasındaki ortak sınır ve zilyetlik durumu kuşkuya yer bırakmayacak şekilde aydınlatılmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***