Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ...Köyü çalışma alanında bulunan 173 ada 21 parsel sayılı 8.882,71 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ve hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu kaydının iptali ve taşınmazın adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 173 ada 21 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı yararına zilyetlikle iktisap koşulların oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, Ağustos 1320 tarih ve 28 nolu sicilden gelen 16.12.1974 tarih ve 2 sıra numaralı tapu kaydına dayalı olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiği halde, tespite esas tapu kaydı yöntemince uygulanıp kapsamı tayin edilmemiştir. Tespite esas söz konusu tapu kaydının incelenmesinde, “... adına kayıtlı iken... Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 05.11.1974 gün ve 1974/43-59 Esas, Karar sayılı veraset ilamına göre malikinin mirasçı bırakmadan ölmesi nedeniyle intikalen Hazine adına tescil” edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. TMK’nın 501. maddesinde, mirasçı bırakmadan ölen kişinin terekesinin devlete kalacağı; 3402 sayılı Kanun’un 18/2. Maddesinde ise kanunları uyarınca devlete kalan taşınmaz malların zamanaşımı yolu ile kazanılmalarının mümkün olmadığı ifade edilmiştir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece, mahallinde yöreyi iyi bilen, tarafsız ve olabildiğince yaşlı kişiler arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte yerel bilirkişi ve taraf tanıklarına tespite esas tapu kaydının sınırları tek tek sorularak, kaydın kapsamı tayin edilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiden keşfi ve beyanları denetlemeye elverişli, tapu hudutlarında tarif edilen yerleri kroki üzerinde gösterir tarzda rapor alınmalı; ayrıca dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın öncesinde vasfının ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı; çekişmeli taşınmazın tapu kaydının kapsamında kalması durumunda yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmeli; dayanak tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığının anlaşılması halinde ise, yukarıda açıklandığı şekilde zilyetlik araştırması yapılarak çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı lehine zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği tereddütsüz olarak belirlenmeli ve bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın hüküm verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***