"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "taraf parsellerinin ortak sınırının kadastrodan önce nereden geçtiğinin net bir biçimde belirlenmeye çalışılması, bunun için varsa taş duvar, öteden beri var olan tunç veya uzun süreli aynı sınır üzerinde yer alan taş veya ağaç gibi sabit noktaların belirlenmeye çalışılması, var ise bunlardan yararlanarak ortak sınır çizgisinin saptanması, yoksa nizalı yer için taraf tapularının yüzölçümlerinin orantı kuralına göre nizalı yerdeki miktarının belirlenmesi ve bu konuda infazı sağlamaya elverişli tapu fen memuru yetki ve yeteneğine haiz uzman bilirkişiden alınacak ölçekli kroki ve rapora yansıttırılması ve hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 122 ada 116 numaralı parselin, fen ve kadastro bilirkişilerinin 3 nolu kroki raporunda (A) harfi ile gösterilen ve kırmızı kalem ile çizilen 223,591 metrekaresinin bu parselden ayrılarak davacılara ait 122 ada 184 numaralı parsele ilave edilmek suretiyle 122 ada 116 ve 122 ada 184 numaralı parseller arasındaki sınırın bu şekilde tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacıya ait 122 ada 114 (kamulaştırma nedeniyle ifraz sonucu 122 ada 184) parsel ile davalılara ait 122 ada 116 parsel sayılı taşınmaz arasındaki ortak sınır ihtilafından kaynaklanmaktadır. Bozma ilamı sonrasında yapılan yargılama sırasında çekişmeli taşınmazlar başında yapılan keşifte çekişmeli taşınmazlar arasında sınır belirlemeye elverişli tunç veya uzun süreli aynı sınır üzerinde yer alan taş veya ağaç gibi sabit noktalar bulunmadığından, Mahkemece bozma ilamında işaret edildiği üzere taraf tapularının orantı kuralına göre nizalı yerdeki miktarı belirlenmiş ve buna göre hüküm kurulmuştur. Ancak; gerek davacıya gerekse davalılara ait taşınmazlar belgesiz zilyetlik yoluyla tespit ve tescil edildiğine, bir başka ifade ile evveliyatları itibarıyla tapusuz arazi olduklarına göre, tapulu taşınmazların ortak sınırının belirlenmesine ilişkin yöntem olan "orantı" kuralının somut uyuşmazlıkta uygulama olanağı bulunmadığından, anılan bozma ilamının maddi hataya dayalı olduğu ve maddi hataya dayalı bozma ilamının taraflar lehine usuli müktesep hak oluşturmayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi; kabule göre de, davacı, kendisine ait 122 ada 114 parsele dahil olması gereken ancak davalıya ait 122 ada 116 parsel sayılı taşınmaz içerisinde ölçülüp davalı adına tespit gören taşınmaz bölümünün tapusunun iptali ile kendi taşınmazına eklenmek suretiyle adına tescilini talep ettiği halde, mahkemece tapu iptal ve tescile yönelik bir hüküm kurulmaması dahi isabetsiz olup, hükmü temyiz eden davalı ... payı (4/5) yönünden hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.