Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVATÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu .../... Köyü çalışma alanında bulunan 220 ada 1 parsel sayılı 2.576,22 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., tapu kaydı, irsen intikal ve satın alma iddiasına dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece çekişmeli taşınmazın davalılar muris ...'ın zilyetliğinde bulunduğu ve davacının davasını ispat edemediği, gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, yargılama sırasında davacı taraf tapu kaydına dayandığı halde mahkemece davacının dayandığı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren bütün tedavülleriyle birlikte getirtilmemiş, kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmamış, keşif esnasında kayıtlar usulünce uygulanmamış, çekişmeli taşınmaz üzerinde davacı tarafın kayda dayalı bir hakkının bulunup bulunmadığı hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmemiş, zilyetlik hususunda ise çelişkili ve soyut beyanlardan ibaret bulunan yetersiz nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık beyanları hükme esas kabul edilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle davacı tarafın tutunduğu Mart 315 tarih ve 55 sıra sayılı tapu kaydı tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilip taraflar ile akdi-ırsi ilişkisi belirlenmeli, kadastro sırasında başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği araştırılmalı, bundan sonra çekişmeli taşınmaz başında davada yararı bulunmayan yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuruyla yeniden keşif yapılarak, usulünce uygulanmak suretiyle kaydın kapsamı belirlenmeli, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, hangi tarihten itibaren tespite kadar kimler tarafından ne şekilde kullanıldığı hususları açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında aykırılık oluştuğu takdirde çelişki giderilmeli, taraflar arasındaki uyuşmazlığın öncelikle dayanılan kaydın kapsamına göre, dava konusu taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının kapsamı dışında kaldığının saptanması halinde ise zilyetlik hükümlerine göre çözüleceği göz önüne alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak olan deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı ...'in temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,

11.10.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***