Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : YÜZÖLÇÜMÜNÜN DÜZELTİLMESİ

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 212 ada 42 parsel sayılı 3979 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle ...adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın beyanlar hanesinde miktar fazlası olarak gösterilen 1957 metrekarelik kısmın paya dönüştürülmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağında ve tutanağın kesinleşmesi üzerine tapu kütüğünün beyanlar hanesinde Hazine'ye ait olduğu belirtilen miktar fazlalığının paya dönüştürülmesi istemine yöneliktir. Mahkemece, kadastro sırasında davacı Hazine'ye çekişmeli taşınmazda malik olarak pay verilmediği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen bu karar dosya kapsamına ve yasaya uygun düşmemektedir. Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde; "Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz." hususu düzenlenmiştir. Davacı Hazine, çekişmeli 212 ada 42 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen "miktar fazlası 1.957,00 metrekarenin Hazineye ait olduğu" şerhi ile tutanağa geçirilmiş olan hakkının paya dönüştürülmesi istemi ile dava açtığına göre, davası tutanakta belirtilen hakka karşı olmayıp, aksine tutanakta belirtilen bu hakka dayalı olarak açılmış bir dava niteliğindedir. Dolayısıyla, eldeki davada, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinin uygulama yeri bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

04.03.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***