Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz edenlerden ... vs. vekili Avukat ... geldi. Gelenin yüzüne karşı duruşmaya başlandı. Sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; "iştirak halinde mülkiyet hükümlerine tabi ...'nın davacılar dışında ... isimli bir mirasçısının da bulunduğu anlaşıldığına göre mahkemenin, bir kısım ... mirasçılarının üçüncü kişiye karşı kendi paylarına hasren açtığı tapu iptali ve tescil davasının dinlenmesinin mümkün olmadığı yönündeki hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak ...'nın tüm mirasçıları davada yer aldığına göre aktif dava ehliyetini sağladıkları, hal böyle olunca ... mirasçıları olan davacılar yönünden yargılamaya devam edilerek tarafların iddia ve savunmalarına yönelik deliller toplandıktan sonra bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda kesinleşen yönler açısından karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... mirasçılarının davasının kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile belirtilen paylarla davacılar ve davalılar adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, davacı yan 1938 tarihli taksim sözleşmesine dayalı olarak dava konusu taşınmazın adına tescilini istemişse de 1938 tarihli taksim sözleşmesine uyulmadığı, birçok taşınmazın davacı ve üstsoyları adına tescil edildiği, davalıların üstsoyu ... adına taşınmaz tesciline rastlanmadığı, bu nedenle taksimin bozulduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişme konusu taşınmazın muris ...'den geldiği ve taksime konu olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taşınmazın taksimde hangi tarafa kaldığına ilişkindir. Davacılar da davalılar da taşınmazın taksimen kendilerine kaldığını iddia etmektedirler. Mahallinde dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklar taşınmazda davacı yanın zilyetliğini görmediklerini, taşınmaza davalı yanın zilyet olduğunu beyan etmişlerdir. Taşınmazın taksime konu olduğu her iki tarafın kabulünde olup, zilyetliğin davalı yanda bulunduğu davacının kendi gösterdiği tanık beyanları ile dahi sabit olduğuna göre, ispat külfeti taşınmazın taksimen kendisine kaldığını iddia eden ve davalının zilyetliğinin asli olmadığını ileri süren davacı yana ait olup davacının bu iddiasını ispatlayamadığı dosya kapsamıyla anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, 14.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***