"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... İli ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan ... ada ... ve ... parsel sayılı 35.856,54 ve 874.239,53 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar bahçe ve hali arazi vasıflarıyla hükmen tescil yoluyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazların 17.05.2013 havale tarihli fen bilirkişi raporunda gösterildiği şekli ile ... ada ... nolu parselden 4.552,98 metrekare ve ... ada ... nolu parselden 35.856,54 metrekare yerlerin tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden, davalı vekili tarafından hükmün esasına ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Mahkemece; davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile edinme koşullarının oluştuğu gerekçe gösterilerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuş ise de; yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz hakkında davacıdan önce babası tarafından Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan kadastro tespitine itiraz davası husumet nedeniyle reddedilmiştir. Davacı aynı yerle ilgili olarak eklemeli zilyetliğe dayanarak taşınmazların kendi adına tescili istemiyle tapu iptal ve tescil davası açmış olduğundan, taşınmazın kendisine kimden ne şekilde intikal ettiği, babasının sağ olup olmadığı, miras yoluyla intikal ettiyse taşınmazın hangi hukuki yolla kendisine intikal ettiği hususları araştırılmadığı gibi yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Harita mühendisi bilirkişinin 27.08.2015 havale tarihli hava fotoğraflarıyla ilgili inceleme raporunda taşınmazın 1960 yılında kullanılmayan alan olduğu, 1985 ve özellikle 1999 tarihli hava fotoğraflarında ise kullanılmayan hamtoprak ve dağlık alanlardan farklı olarak koyu renk tabakasında olduğu şeklinde beyanda bulunulmuş olup bu rapordan taşınmazın öncesinin imar-ihya gerektiren yer olup olmadığı kesin olarak anlaşılmadığı gibi kesin olarak hangi tarih itibariyle tarım arazisine dönüştüğü de anlaşılamamaktadır. Zirai bilirkişinin 06.09.2013 havale tarihli raporunda da her bir taşınmazın kullanım durumu ayrı ayrı belirtilmemiştir. Hal böyle olunca öncelikle davacının aktif ehliyet durumu ve sonrasında belirtilen hususlar araştırılarak hüküm kurulması gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.