Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı ..., ...Köyü çalışma alanında bulunan 1977 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan ve 06.09.2004 tarihinde idari yoldan 1615 parsel numarası ile 12.626,52 metrekare yüzölçümlü olarak tarla vasfıyla Hazine adına tescil edilen taşınmazın bir bölümü hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle, 23.02.2011 tarihinde dava açmıştır. Yargılama sırasında, ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 20.05.2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen ve kırmızı renkle boyalı olan 7.603,20 metrekare taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ve müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu taşınmazda davacı ... lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu, müdahil kooperatifin ise dava konusu taşınmazın güneyinde kalan ve üzerinden yol geçen kısma malik sıfatıyla zilyet olmadığı, bu olgunun yerel bilirkişi beyanlarıyla da sabit olduğu gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmayan müdahil kooperatifin temyiz itirazları yerinde değildir.

Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece temyize konu (A) bölümünde davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle karar verilmiştir. Ne var ki, dava konusu taşınmaz 1977 yılında yapılan kadastro sırasında 766 sayılı Yasa’nın 2. maddesi gereğince tespit harici bırakılmış ve 06.09.2004 tarihinde idari yoldan Hazine adına tescil edilmiştir. Bu halde davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluşup oluşmadığının, taşınmazın idari yoldan tescil edildiği

2004 yılına göre belirlenmesi gerekir. Dosya içerisinde bulunan harita mühendisi, jeoloji mühendisi ve ziraat mühendisinden oluşan bilirkişi kurulu raporunda, taşınmaza ait 1988 yılı hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın sürülü bir yer olmadığı belirtilmiştir. Bu duruma göre, çekişmeli taşınmazın idari yoldan tescil edildiği 2004 yılına kadar, taşınmazın zilyetlikle edinilebilmesi için gerekli olan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece dava konusu taşınmaz bölümü üzerinde davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşmadığı göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan gerekçelerle kabul kararı verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, jeoloji bilirkişisi tarafından, taşınmazın bir kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ve devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtildiği halde, bu hususun göz ardı edilmiş olması da isabetsiz olup, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden müdahile iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13.03.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***