"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle; duruşma için belli edilen gün ve saatte temyiz eden ... vekili Avukat ... ile aleyhine temyiz istenilen ... vekili Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlandı. Tarafların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. Süresi içinde inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; "çekişmeli 147 ada 32 parsel sayılı taşınmazın, 07.04.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, "08.02.1964 tarih ve 33 sayfa nosu ile ... adına tarla vasfı ile tapuda kayıtlı olup, 08.02.1964 tarihinden 20 yıl öncesi ve kadimden beri ... Köyü halkı tarafından mera olarak kullanıldığı, fiili zemin durumunda da halen bu vasıfta olduğu" açıklanarak mera niteliğiyle sınırlandırıldığı, komşu 147 ada 30, 31, 33, 34, 69, 70, 71 parsel sayılı taşınmazlar ile tüm bu taşınmazları çevreleyen 20.016.226,47 metrekare yüzölçümlü taşınmazın da 147 ada 1 parsel numarasıyla mera olarak sınırlandırıldığı ve tutanaklarının kesinleştiği, dosyada 26.05.2007 tarihinde mahallinde yapılan keşif sonucunda zirai bilirkişi tarafında verilen raporda, nizalı taşınmazın topoğrafyası, toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle mera alanlarına has özellikler gösterdiği, evveliyatı itibariyle mera vasfında olup hayvanların otlatılması suretiyle değerlendirildiği, çevresindeki mera parselleri ile arasında bütünlük söz konusu olduğu, ayırıcı bir unsurun bulunmadığı, çevresindeki meradan açılarak kullanıldığı, halihazırda tarımsal amaçlı kullanılmasına rağmen kendisini çevreleyen meranın bütünlüğünü bozduğu ve genişlemeye müsait olduğu, mera vasıflı yerlerden olduğunun açıklandığı, rapora ekli taşınmaza ait fotoğraftan da, rapordaki tespitlerin fiili duruma ve bilimsel verilere uygun olduğu net bir biçimde görüldüğü, her ne kadar dosyanın görevsizlik sonucunda gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan keşif sonucunda düzenlenen zirai bilirkişi raporunda taşınmazın mera niteliğinde olmadığı açıklanmış ise de, ilk keşiften beş yıl sonraki fiili durum dikkate alınarak hazırlanan rapor dosya kapsamı ile örtüşmediği belirtilerek, saptanan bu somut olgular karşısında Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun olmayan ikinci ziraatçi raporuna ve takdiri delil niteliğindeki yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasının isabetsizliğine" değinilmiştir. Davacının karar düzeltme isteminin reddi üzerine Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için belirlenen 1.350,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, duruşmada kendisini vekil ile temsil ettiren davalı tarafa verilmesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edenden alınmasına, 26.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.