Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan ... ada ... parsel sayılı 417.500,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma dayalı olarak mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve arkadaşları tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazın belirli bölümlerinin tespitinin iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C), (D), (E) ile gösterilen 11.277.86, 1.394,48 ve 2.048,49 metrekare yüzölçümündeki bölümlerinin tespitinin iptali ile bu bölümlerin belirtilen paylar oranında davacılar adına tapuya tesciline, kalan bölümlerin mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

Dava; kadastrodan önceki haklara dayanan mera sicil kaydının kısmen iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı yan, tescil ilamı ile oluşan Kasım 1952 tarih ve ... numaralı tapu kaydı ile gittilerine ve ayrıca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen bölümlerini kapsadığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan değerlendirme ve varılan sonuç hatalı olmuştur. Davacı tarafın dayandığı tapu kaydının tesciline esas kroki, koordinatsız basit nitelikte bir kroki olup fenni açıdan uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gibi tapu kaydının hudutları da değişebilir niteliktedir. Bu nedenle davacılarca dayanılan tapu kaydının dava konusu taşınmaz bölümlerini kapsadığını kabule olanak bulunmamaktadır. Öte yandan çekişme konusu taşınmaz kadim mera niteliğinde olup, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğe değer verilemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.01.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.

***