Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kullanım kadastrosu sırasında ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 13292 ada 21 parsel sayılı 1.352,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve İbrahim oğlu 1975 doğumlu ...’nın fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., taşınmazın kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında (davalı ... oğlu) ... doğum tarihi 1956 olduğu halde beyanlar hanesine yanlış yazıldığını belirterek düzeltilmesi istemi ile katılma talebinde bulunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece davacının zilyet olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. O halde, öncelikle yargılama sırasında yukarıda belirtilen sebeple davaya katılmaya ilişkin dilekçe ibraz etmiş olan ...’ya müdahale dilekçesinin dava dilekçesi niteliğinde olması nedeniyle gerekli harcı yatırması yönünden yöntemince süre verilmeli, müdahale dilekçesinin harçlandırılması halinde davacı ve katılanın talebi yönünden mahallinde mahalli bilirkişiler, tutanak tanıkları ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın tespit tarihinde kimin zilyetliğinde olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin kim tarafından ne zamandan beri ne suretle sürdürüldüğü, ağaçların kime ait olduğu, taşınmaz içindeki sondajın kim tarafından ne zaman yapıldığı ve halen kim tarafından kullanıldığı, müdahil ...'nın tutanağın beyanlar hanesinde lehine şerh verilen ... olup olmadığı kesin olarak belirlenmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacı ve müdahile ayrı ayrı iadesine,

08.06.2018 gününde oybirliği ile karar verildi.

***