"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : KULLANIM KADASTROSU
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., 12.12.2012 tarihinde harçlandırdığı dava dilekçesi ile ... Beldesi'nde bulunan 2403 ada 72 parsel sayılı taşınmazda lehine kullanıcı şerhi bulunurken 2012 yılında şehrin terkin edildiğini ve taşınmazın 1980 yılından beri zilyetliğinde olduğunu belirterek taşınmazın kullanıcısı olduğunun tespiti ile taşınmaz üzerinde lehine şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davaya bakmakla İdare Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; 2403 ada 72 parselin 2403 ada 47 parselden ifrazen oluştuğu, bu parselin daha önce 2380 ada 14 parsel olarak kayıtlı olduğu ve kadastro tutanağında düzenlenen krokide (D) harfi ile gösterilen su basmanı ...'a aittir şerhinin bulunduğu, tutanağa karşı açılan davanın ... Kadastro Mahkemesi'nin 1998/8 Esas, 1999/26 Karar ile sonuçlandırıldığı, dava konusu parsel üzerindeki, krokide (D) harfi ile gösterilen su basmanının ...'a ait olduğuna dair tapuya şerh verilmesine karar verildiği, kararın kesinleşerek tapuya tescil edildiği, ... Kadastro Müdürlüğü'nce 2010 yılında yapılan fiili duruma göre güncelleme çalışmaları sırasında (D) harfi ile gösterilen yerin tam olarak tespit edilemediği, zeminde kullanıcıların tespitine göre taşınmazın 60 ila 72 parsellere ifraz edildiği, tapu kaydındaki kullanıcı şerhinin de boş alan olarak tespit edilen 72 parsel üzerine kaydediliği, 72 parselin üzerinde kullanımı gösterir bir şey bulunmadığının tespiti ile ilgili düzenlenen tutanak gereğince de idare tarafından kullanıcı şerhinin terkin edildiği, terkin işleminin davacıya bildirilmediği, davacının ifrazdan önce mevcut parselde su basmanının bulunduğu ... Kadastro Mahkemesi'nin kararı ile tespit edilmiş olup, mahkeme kararı ile tescil edilen şerh idarenin tek taraflı tasarrufu ile iptal edilmiş olduğundan, idarenin yapmış olduğu bu işlem nedeni ile şerhin tekrar tapuya tescil talepli davanın idarenin yapmış olduğu bu terkin işleminin iptali için idarenin eylemine karşı açılacak davaların idari yargı yerlerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Çekişmeli 2403 ada 72 parsel sayılı taşınmaz kullanım kadastrosu ile oluşan ve üzerinde 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkartıldığı ve (D) ile gösterilen su basmanın davacıya ait olduğu belirtilen 2380 ada 14 parsel sayılı taşınmazdan imar suretiyle ifraz sonucunda oluşmuştur. Mevcut şerhler aynen ifraz alınan çekişmeli parselin kaydına da işlenmiş, ancak, 2012 yılında yapılan işlemler neticesinde taşınmaz üzerindeki su basmanının davacıya ait olduğunu göterir şerh, Kadastro Müdürlüğünce re'sen terkin edilmiştir. Davacı eldeki dava ile 3402 sayılı Kanun'un Ek-4 maddesi uyarınca 2403 ada 72 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinde bulunduğunun tespiti ve bu hususun tapunun beyanlar hanesine şerhini talep ettiğine göre uyuşmazlığın çözümünde Adli Yargı Mahkemelerinin görevli olacağı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca Mahkemece, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınmak sureti ile yargılama yapılarak esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin açıklanan nedenlerle yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 07.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.