"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
...
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 60 parsel sayılı 14.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına dayanılarak dava dışı ... adına tespit edilmiş, bilahare gerçekleşen intikal ve satış işlemleriyle davacı ... ve ... adına tescil edilmiştir. Aynı köy çalışma alanında bulunan 59 parsel sayılı 13.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, tapu kaydına dayanılarak dava dışı ... adına tespit edilmiş, tapulama mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla taşınmazın yüzölçümü hükmen 15.000,00 metrekare olarak düzeltilmiş, bilahare gerçekleşen satış işlemleriyle de davalı ... adına tapuda kayden devredilmiştir. Davacı ..., davalıya ait taşınmazın hükmen tesciline esas tapulama mahkemesi dosyasında ölçüm hatası yapıldığını ve kendisine ait bir kısım taşınmazın davalı parseli içerisinde bırakıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalıya ait 59 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda gösterilen 2.503,37 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacıya ait 60 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların tapulama mahkemesi dosyasında belirlenen alanları ile koordinat değerlerine göre hesaplanan alanları arasında fark bulunduğu ve bu farkın kullanılan ölçüm tekniği ve aletlerinden kaynaklandığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de; Dairemizin 18.12.2017 tarihli geri çevirme kararı sonucunda dosyaya getirilen bilgi ve belgelerin incelenmesinden; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede karar tarihinden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca uygulama kadastrosu çalışması yapılarak dava konusu taşınmazlar hakkında uygulama kadastrosu tutanağı düzenlendiği ve tutanakların davalı olduklarından bahisle kesinleştirilmeyerek Kadastro Mahkemesine devredildiği anlaşılmaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 27/1. maddesi hükmüne göre, “Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar Kadastro Mahkemesi'ne re’sen devrolunur.” Somut olayda, taraflar arasındaki sınır ihtilafına ilişkin olarak görülmekte olan dava, çekişmeli taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmesiyle birlikte kendiliğinden uygulama kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüştür. Hal böyle olunca, görülmekte olan dava dosyası hakkında görevsizlik kararı verilerek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine aktarılması sağlanmalı, çekişmeli parsel tutanaklarının davalı olduğu dosya ile görülmekte olan iş bu dava dosyası birleştirilmeli, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, 04.06.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.