"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu ... Köyü çalışma alanında bulunan 130 ada 64 parsel sayılı 4.785,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle eşit paylarla ...,...,... adlarına tespit edilmiş, ... kadastro komisyonuna itirazı üzerine komisyonca, taşınmazın ... mirasçıları adına tespitine karar verilmiş, bilahare ...'ün kadastro komisyonuna itirazı üzerine de komisyonca, zilyetlik şartları oluşmadığından bahisle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Kadastro Mahkemesine açtığı davada, davanın askı ilan süresi geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve davacının başvurusu üzerine dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 130 ada 64 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesince görevli olduğu kabul edilmek suretiyle davanın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Bilindiği üzere mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi zorunludur. Kadastro Mahkemesinin zaman bakımından görevi 3402 sayılı Yasa 26. maddesinde düzenlenmiş olup buna göre, Kadastro Mahkemesi askı ilan tarihleri arasında açılan davalara bakmakla görevlidir. Somut olaya gelince; çekişmeli taşınmazın tutanağı 23.01.2007 tarihinde askıya çıkarılmış olup, 30 günlük askı süresi 22.02.2007 tarihinde dolmaktadır. Eldeki davanın Kadastro Mahkemesine açıldığı tarih ise 22.02.2007 olup askı ilan süresi içerisinde açıldığı kuşkusuzdur. Her ne kadar Kadastro Mahkemesince, askı ilan süresinde dava açılmadığından bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ise de kadastro komisyon tutanağının kesinleşme şerhi ile ilgili sütununda askı ilan süresinin 21.02.2007 tarihinde bittiğinin yazılı olması hukuken bir sonuç doğurmaz. Hal böyle olunca; mahkemece askı ilan süresi içerisinde davalı Hazineye karşı açılmış bir dava bulunduğuna göre, Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek görevsizlik kararı
verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 30.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.