Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında .../..., ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 222 ada 1 parsel sayılı 6.777,92 metrekare, 222 ada 5 parsel sayılı 8.379,23 metrekare, 228 ada 1 parsel sayılı 1.832,01 metrekare, 228 ada 2 parsel sayılı 279,10 metrekare, 228 ada 3 parsel sayılı 304,81 metrekare, 228 ada 4 parsel sayılı 1.046,34 metrekare, 229 ada 15 parsel sayılı 1.767,88 metrekare ve 229 ada 17 parsel sayılı 836,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... mirasçıları olan ... ve müşterekleri adına veraseten iştirak şeklinde tespit ve tescil edilmiştir. ... mirasçılarından olan davacı ..., dava konusu taşınmazların 2/B parseli olduğunu, taşınmazların kendi fiili kullanımında olmasına rağmen davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile davalılardan Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak mahkemece, davacı tarafından, dava konusu taşınmazlarda lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açıldığı, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların 2/B parseli olmadıklarının ve tesis kadastrosu sonucunda davacı ve davalılar adına tespit ve tescil edildiklerinin anlaşıldığı, davacının tapu iptali ve tescil istemli dava açması gerekirken, şerh davası açmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle dava reddedildiğine göre, kendisini vekille temsil ettiren davalı ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 2. bendi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi isabetsiz olup, bozma nedeni ise de; yapılan bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 3. bendine "karar tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T.'nin 7/2. maddesi uyarınca, 1.800,00 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı Hazineye ödenmesine" cümlesi eklenerek hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

23.09.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

***