Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

KANUN YOLU : TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sırasında, Dayıoluk Köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 31 ve 110 ada 15 parsel sayılı sırasıyla 5.687,91 ve 9.250,70 metrekare yüzölçümündeki temyize konu taşınmazlar, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü ... oğlu ... adına tespit ve tescil edildikten sonra, kayden 1/7’şer hisseyle mirasçıları ... ve ...’a intikal etmiştir. Kemer Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 1 ve 127 ada 1 parsel sayılı 9.283,37 ve 8.028,79 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/4’er hisseyle....ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., çekişmeli taşınmazların kök muris ...oğlu ...’dan intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak, tapu iptali ve kök murisin mirasçıları adına miras hisseleri oranında tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 106 ada 31, 110 ada 15, 126 ada 1 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile muris ...'ın ...'dan olma mirasçıları adına payları oranında kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Hükmü temyiz yetkisi, temyizde hukuki yararı bulunmak koşulu ile davanın taraflarına aittir. Somut olayda, 126 ada 1 ve 127 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükmü temyiz eden davalı ..., dava konusu edilen başka taşınmazlar nedeniyle davada taraf olup, 126 ada 1 ve 127 ada 1 parsellerle ilgili olarak açıkça aleyhine bir hüküm de oluşturulmadığına göre, temyizde hukuki yararı bulunmadığı anlaşılan davalı ... vekilinin bu taşınmazlar yönünden temyiz inceleme isteminin REDDİNE,

2- Dava konusu 106 ada 31 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, çekişmeli taşınmazların müşterek muris ...’dan intikal ettiği iddiasıyla davacı ... tarafından açıldığına göre, mirasçılar arasındaki bu davanın davacının miras payıyla sınırlı olarak görülmesi ve muris ...’dan yargılama sırasında ölen davacı ...’in mirasçılarına düşen miras payının verilmesi gerekirken, davada taraf olmayan mirasçılara da pay verir şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; murisin başka mirasçıları da olduğu halde sadece Sultan’dan olma mirasçılarına pay verir şekilde hüküm kurulup tüm payların infazı kabil şekilde gösterilmemiş olması da isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

3- Dava konusu 110 ada 15 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı ..., dava konusu taşınmazın müşterek muris ...’dan intikal ettiği ve taksim edilmediği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmazın müşterek muris ...’dan intikal ettiği ve taksim edilmediği kabul edilmek suretiyle dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile muris ...’ın Sultan’dan olma mirasçılarına payları oranında tesciline karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Mahkemece mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi gereğince tanık sıfatıyla dinlenen tespit bilirkişileri, dava konusu taşınmazın muristen intikal etmediğini, satın alındığını beyan ettikleri halde, Mahkemece, taşınmazın öncesinin kime ait olduğu ve kimden kime ne şekilde satıldığı sorulup saptanmamış, aksi yönde bir beyan da bulunmamasına rağmen taşınmazın muristen intikal ettiği kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece mahallinde, yaşlı, tarafsız, taşınmazları iyi bilen, davada yararı bulunmayan mahalli bilirkişiler ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 30. maddesi nazara alınarak tespit bilirkişilerinin tümü ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın evveliyatının kime ait olduğu, müşterek muris ...’dan mı intikal ettiği yoksa satın mı alındığı, satın alındıysa ne zaman, kim tarafından ve kimden satın alındığı, taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ne şekilde zilyet edildiği detaylı ve somut şekilde, maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, beyanlar arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkinin giderilmesine çalışılmalı, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece belirtilen hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; mirasçılar arasındaki bu davanın davacının miras payıyla sınırlı olarak görülmesi gerekirken, davada taraf olmayan mirasçılara da pay verir şekilde hüküm kurulması ayrıca murisin başka mirasçıları da olduğu halde sadece Sultan’dan olma mirasçılarına pay verir şekilde hüküm kurulup tüm payların infazı kabil şekilde gösterilmemiş olması da isabetsiz olup, davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.06.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !

***