Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

2924 sayılı Yasa kapsamında yapılan çalışma sonucunda ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 103 ada 108 parsel sayılı 8.370,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olup, Hazinenin kullanımında olduğu gerekçesiyle orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, taşınmaz 2006 yılında yapılan imar çalışmaları sonucunda çeşitli parsellere ayrılmıştır. İmar uygulaması sonucunda 103 ada 108 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilen 128 ada 1 parsel sayılı 9.288,79 metrekare yüzölçümündeki arsa vasıflı taşınmaz davacı ..., davalı Hazine ve dava dışı şahıslar adına, 134 ada 1 parsel sayılı 2.500,00 metrekare yüzölçümündeki arsa vasıflı taşınmaz ise davacı ... ve dava dışı şahıslar adına tescil edilmiştir. Davacı ..., dava konusu 128 ada 1 parsel ve 134 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar ile söz konusu parseller arasındaki yol vasıflı taşınmazın bir bölümünün kendi fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, söz konusu taşınmaz bölümlerinin ifrazı ile lehine kullanım şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, dava konusu 103 ada 108 parsel (yeni 128 ada 1 parsel, 134 ada 1 parsel, bir kısmı yol içinde kalan) sayılı taşınmazın kullanıcısının davacı ... olduğunun tespiti ile bu hususun taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasına, yine 103 ada 108 parsel (yeni 128 ada 1 parsel, 134 ada 1 parsel, bir kısmı yol içinde kalan) sayılı taşınmazın “orman” olan vasfının terkin edilerek tapuya tarla olarak tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava konusu 128 ada 1 ve 134 ada 1 parsel sayılı taşınmazların bir bölümü ile bu taşınmazların arasında bulunan yolun bir bölümünün, davacının fiili kullanımında bulunduğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Dava konusu taşınmazların geldisi olan 103 ada 108 parsel sayılı taşınmaz, 2924 sayılı Yasa kapsamında yapılan çalışma sonucunda, orman sınırları dışında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle orman vasfıyla orman sınırları dışına çıkarılmış, bilahare 2006 yılında 3194 sayılı İmar Yasası'nın 18. maddesi uyarınca yapılan imar uygulaması sonucunda, taşınmaz ifraz görmüş ve özel mülkiyete konu olmuştur. Bununla beraber taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek-4. maddesine dayalı olarak kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışması yapılmadığı da anlaşılmaktadır. 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkartılan alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işlemi idari bir tasarruf olup, kullanım kadastrosu yapılmayan taşınmazların beyanlar hanesine zilyetlik şerhi verilmesine ilişkin davanın dinlenme olanağı bulunmadığı gibi, taşınmazlar özel mülkiyete konu olmuş olmakla artık, 6292 sayılı Yasa'nın uygulanma olanağı da kalmamıştır.

Hal böyle olunca, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacıya iadesine,

yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

27.01.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***