Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Uygulama kadastrosu sırasında,...Mahallesi çalışma alanında ve tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 150 parsel sayılı 39.600,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 407 ada 24 parsel numarasıyla ve 39.662,49 metrekare yüzölçümlü olarak; ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 649 parsel sayılı 10.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 407 ada 38 parsel numarasıyla ve 10.417,52 metrekare yüzölçümlü olarak, ... adına tapuda kayıtlı bulunan eski 653 parsel sayılı 10.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 407 ada 39 parsel numarasıyla ve 10.356,51 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiği ve eksikliğin davalılara ait 407 ada 24, 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, çekişmeli taşınmazların uygulama tutanak asıllarının olağan usule göre kesinleştirilmesi için Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı Hazine, Toprakkale İlçesi Tepe Mahallesi’nde yapılan kadastro çalışmasında kendisine ait taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini, davalılara ait parsellerin ise yüzölçümlerinin arttığını ileri sürerek, hatalı yapılan kadastro çalışmasının düzeltilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece mahallinde keşif yapılmadan, davacının iddiasına konu çekişmeli taşınmaz belirlenmeden, ... Mahallesi’nde dava dışı gerçek kişiler adına kayıtlı 646 sayılı parselin uygulama kadastrosu ile yüzölçümünün arttığı, bu durumda Hazinenin dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından dava konusu edilen taşınmazın... Mahallesi’nde bulanan taşınmaza yönelik olduğu ve bölgede 3402 sayılı Yasa’nın 22/A maddesi uyarınca uygulama kadastrosu çalışması yapıldığı, mahkemenin ise ... Mahallesi’nde bulunan parsel üzerinden hüküm kurduğu anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, mahkeme farklı mahallede bulunan yanlış parsel üzerinden hüküm kurmuştur.

Hal böyle olunca; mahkemece, üç kişilik harita mühendisi bilirkişi kurulunun katılımı ile taşınmaz başında keşif yapılmalı, davacı Hazinenin iddiası doğrultusunda çekişmeli taşınmaz belirlenmeli, daha sonra bilirkişisi kurulundan dava konusu taşınmaz ile davalılara ait taşınmazların paftaları çakıştırılmak suretiyle keşfi takibe elverişli krokili rapor alınmalı; keşif sonucunda ortaya çıkacak duruma göre de karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de kadastro mahkemesi (hakimi) sicil oluşturacak şekilde karar vermekle yükümlü olduğundan "taşınmazların uygulama kadastro paftası esas alınmak suretiyle tescillerine karar verilmesi gerekirken tutanakların, kesinleştirilmek üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesi de isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

12.12.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.

***