Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dosya kapsamına göre; hükmü temyiz eden davalılar vekili tarafından temyiz talebi süresinde yapıldığı halde, Dairemizce sehven UYAP sistemindeki zabıt katibinin onay tarihi, temyiz dilekçesinin gönderildiği tarih olarak kabul edilmek suretiyle temyiz inceleme isteğinin süre yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca; yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin, 06.12.2018 tarih, 2018/5257 Esas, 2018/7468 Karar sayılı ret kararının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Davacı ... vekili 20.04.2010 tarihli dilekçesi ile; 556 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından 16.08.1994 tarihli noter senedi ile satın alındığını, ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın tarafların ortak murisi ... adına tespit gördüğünü, yapılan imar uygulamaları sonucu da parselin 380/761 payının muris ... adına tescil edildiğini, murisin ölümünden sonra kız kardeşlerinin hisselerini davacıya devretmelerine rağmen, davalıların devre yanaşmadığını ileri sürerek, davalılar ..., ... ve ...'a ait payların iptali ile davacı adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, davalı ..., ... ve ...'a ait 380/6088'er payın iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, tapusuz taşınmazlarda yazılı olarak yapılan zilyetliğin devri sözleşmelerinin geçerli olduğu, davaya konu olayda noterde yapılan bu sözleşmenin tanık beyanlarıyla ve diğer delillerle geçerli olduğu, davacı lehine olan tanık beyanlarına itibar edildiği gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olup, varılan sonuç dosya kapsamına ve yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Davacı, dava konusu 556 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalılara ait payların kadastro çalışmaları neticesinde, önce murisleri ... adına oluştuğu ve ölümü ile davalılara intikal ettiği iddiasıyla dava açmış ise de, dosyaya getirtilen 556 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ait kütük fotokopisi ve eki evraktan davaya konu 556 ada 1 parselin 761 metrekare yüzölçümlü olarak 07.11.2000 tarihinde imar sonucu tapuya tescil edildiği, 27.04.2001 tarihinde tahsis nedeniyle ikiye ifraz edilerek 380/761 payının tahsis nedeniyle tarafların murisi ... adına, 381/761 payının ise ipka sebebiyle Serik Belediyesi adına tescil edildiği, belediye üzerinde kalan bu payın da yine 03.05.2002 tarihinde tahsis sebebiyle davacı ... adına tescil edildiği, tarafların murisi ... adına kayıtlı 380/761 payın 16.10.2009 tarihinde mirasçılarına intikal ettiği ve mirasçılardan bir kısmının paylarını davacı ...'a devrettiği, davacı ...'ın temyize konu dosyada paylarını devretmeyen davalılar ..., ... ve ...'a ait payların satın alma nedeniyle adına tescili için dava açtığı, bu kapsamda davacı ...'ın davaya konu ettiği payların kadastro sonucu değil, Belediye Encümeninin 09.01.2001 tarihli tahsis kararı ile tarafların murisi ... adına oluştuğu anlaşılmakta olup, Dairemizce yapılan geri çevirme kararı sonucu davalı 556 ada 1 parsel sayılı taşınmazın da öncesinin 35 ada 1 parsel olduğu, bu parselin imar uygulamasına girmesi neticesinde çekişmeli parselin oluştuğu bildirilmiş ve gönderilen tapu kütük sayfası örneğinden bu parselin hükmen tapuya tescil edildiği anlaşılmış ise de, esasen çekişmeli taşınmazın öncesi kadastro parseli de olsa, imar yoluyla oluşmuş parsel de olsa, davacının dava ettiği paylar kadastro sonucu değil, belediyenin tahsisi suretiyle oluşmuş bulunduğundan, çekişmeli taşınmazın öncesi tapusuz taşınmaz kabul edilerek uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu hükümlerine göre değerlendirilmesinde isabet bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca; Mahkemece genel hükümlere göre tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde işin esası hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının ve karar düzeltme harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 05.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***