Logo

16. Hukuk Dairesi

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Kadastro sonucu, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 173 ada 1 parsel sayılı 51.021,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kamu orta malı mera vasfı ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... ve arkadaşları, taşınmazın ayrı ayrı bölümleri hakkında irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 173 ada 1 nolu parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile fen bilirkişisinin 25.11.2014 havale tarihli raporuna ekli krokide; (B) harfi ile gösterilen 2.459,40 metrekarelik bölümün davacı ... adına; (A), (1/B) ve (D) ile gösterilen 2.083,08 metrekare yüzölçümündeki bölümlerin davacı ... adına; (E), (L), (1/C) harfleri ile gösterilen 2.522,70 metrekarelik bölümlerin davacı ... adına; (C), (1/D), (2/D) harfleri ile gösterilen 1.558,92 metrekarelik bölümlerin davacı ... adına; (K), (F), (1/E), (2/E) harfleri ile gösterilen toplam 3.842,41 metrekarelik bölümlerin davacı ... adına ve (G) ve (H) harfleri ile gösterilen 4.069,88 metrekarelik bölümün ise davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili ile yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretine yönelik olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, çekişmeli taşınmazın ayrı ayrı bölümleri üzerinde davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz mera olarak sınırlandırıldığı halde yöntemince mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda komşu köyler (mahalleler) halkından mahalli bilirkişi dinlenilmemiş, tek ziraat mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen zirai raporlarda, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin taşınmazın geriye kalan kısmından ne şekilde ayrıldığı, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı hususları irdelenmediği halde bu raporlara itibar edilmiş, taşınmazın niteliğini ve kullanım süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde hava fotoğraflarından da yöntemince yararlanılmamış ve uyuşmazlığın çözümü için yeterli bulunmayan tek hava fotoğrafı incelemesi ile yetinilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.

Hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece öncelikle, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde farklı tarihlere ait en az 3 stereoskopik hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları ile varsa dayanağı olan belgeler getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek aynı mahalle ve komşu mahalleler halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, inşaat bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ile fen bilirkişinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın kamu orta malı niteliğinde mera, yaylak, kışlak gibi yerlerden olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa aynen aktarılmalı, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, taşınmazın öncesinin mera niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini ve dava konusu taşınmaz bölümlerinin taşınmazın kalan kısmından nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup bulunmadığını açıklayıp, tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere dayalı, taşınmazın öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı rapor alınmalı; inşaat mühendisi bilirkişiden, taşınmaz bölümleri üzerindeki yapıların yapım tarihi ve yaşıyla ilgili ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlemesi istenilmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı düşünülmeli ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de, davalılar yasal hasım olmadıkları halde aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi de isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19.11.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

***